Olga Tokarczuk’un enfes, tuhaf ve “biraz da ne okudum ben şimdi?” dedirten kitabı…
Janina Duszejko (bak yine yazarken zorlandım, okurken zaten direkt “bla bla” diye geçtim )uzak bir Polonya köyünde yaşıyor.
Karanlık kış günlerini;astrolojiyle, yıldız haritalarıyla ve William Blake çevirileriyle geçiriyor.İnsanlardan çok hayvanları seviyor—ki haklı olabilir…
Herkes ona “tuhaf” diyor,ama bence mesele Janina’nın tuhaflığı değil…dünyanın fazlasıyla normalleşmiş saçmalığı.
Bir gün komşusu Koca Ayak ölü bulunuyor.Sonra başka ölümler…Ve olaylar gittikçe “yok artık” seviyesine çıkıyor.
Janina bir şeyler söylüyor, teoriler kuruyor ama kimse ciddiye almıyor.İnsan ister istemez düşünüyor:“Biraz dinleseydiniz kadını, belki bu kadar karışmazdı ortalık?”
Bu kitap;bir gerilim mi, kara mizah mı, yoksa ince ince yazılmış bir başkaldırı mı emin değilim…
Ama şundan eminim:Bazı isimleri hâlâ düzgün okuyamıyorum ve bu hikâye zihnimden kolay kolay çıkmayacak.
Olga Tokarczuk yine bildiğimiz gibi…rahatsız ediyor, düşündürüyor ve bir yerden sonra insanın içini hafifçe kaşıyor.