Gönderi

#okudumbitti
Puan vermedi·303 syf.··
2026 4. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 17:17
Görülmeme, ihmalin ve kıskançlığın zirvesi benim gözümde. Olay örgüsü akıcılığı harika, ilk başta öne çıkan nokta bu gibi duruyor ama sonrasında psikolojik açıdan daha da öne geçti benim için. Sanat-sepet işlerin toplumda ve kişide nasıl değerlendirildiğini görmek, bir ucundan var olmak onun çektiği bu yorgunluğun sabırsızlığını çok içten bir şekilde işledi. Yaratıcılık zor, temeli öykünmek ama bunu nasıl harmanladığın asıl mesele. Çok iyi yaparsan senden iyisi yok ama acı herkesi yüceltmiyor. Mesele yaptığın işi sevmek ya da huzur bulmak değil; bu işte kararlılık, sivrilmek ve iyi gözlem yapmak gerekiyor. Toplumun ne istediğini bilmek önemli ama kendini göz ardı etmeden yapabilirsen anlamlı. Bir de kitapta toplum tarafı farklı bir yerden değinilmiş; ırkçılığın getirdiği sözde ayrıcalıklar var ve bunlar zaman zaman başarının kaynağı gibi gösteriliyor. Bu da insanın bakışını ister istemez değiştiriyor. Bunu yapamadığında, sıkıştığında, başarılı insanlar gözünde büyüyor; seni eziyor ve kendini yetersiz hissetmeye başlıyorsun. Bazen de insan, başkasını ezmeden yükselemeyeceğini düşünmeye kadar gidiyor, orası da ayrı bir etik meselesine dönüyor. Nereden bakarsan bak, Juniper kendi açısından haklıydı; bu camia acımasızdı ve o da buna o şekilde karşılık verdi. Ama işin içine yakın arkadaşlık girince her şey daha karışık oluyor. Herkesin bakış açısı farklı, toplumun da kendine göre bir yolu yordamı var. Mazoşistti; acıtsa da devam etti, korksa da devam etti. Bu bir başarı mı, belki, emeği vardı. Ama bunu pazarlama şekli onu aşağı çekti, hırçınlaştı. Sanki hayalleri çalınmış gibi, çocukluğunun coşkusu yoktu yazılarında. Yaratıcılık devamlılık istiyor, beni en çok bu açıdan etkiledi. Görünmek, fark yaratmak, sabırsızlık… Aynı meslekte birinin yükseldiğini izlemek… Garip bir iç hesaplaşma sundu bana bu kitap. Sanat sepet ve yaratıcılıkla ilgileniyorsanız, kitaplıkta olması gereken bir kitap bence. Ben de geç de olsa aldım.
Duygu ve Düşünce
Sarı YüzR. F. Kuang · İthaki Yayınları · 202513,1bin okunma
··
30 Gösterim
1 Yorum
SPOİLER: Hikayenin sonu zayıf bitti bana kalırsa. Zirve tatmin edici değildi. Ayrıca Juniper karakteri bir anti karakter ve bence güvenilmez anlatıcı. Hikâyenin başında aslında Athena'yı kendisinin öldürüp öldürmediği detayı ortaya çıkmıyor, öldüren kim bilmiyoruz bu durumda Juniper'ın güvenilmez anlatıcı olduğunu söylemek mümkün. Kendisi inişleri ve çıkışları olan bir karakter, gri bir karakter ama anti karakter yönü daha ağır basıyor. Ayrıca birinci tekil şahıs ağzıyla anlatıldığı için özellikle şunu da belirtmek isterim; bize empati yaptırıyor yazar, fakat yine de bu baş karakterin anti karakter olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Athena ise bir Yunan tanrıçası ismi Juniper'ın gözünde o bir tanrıça bunun da altını çizmek gerek. Bir de bunun Amerikan yazarlık sektörü olduğunu düşünerek okumalıyız. Türkiye'de de böyle örnekler yok değil fakat Amerikan yazarlık sektöründe bu işin ticari boyutu daha yüksek. Bu durum ise insanı ya çok zirveye taşıyor ya da en diplere sürüklüyor. Aslında dünyanın genelinde de bu böyle fakat PR çalışmaları Amerika'da daha başarılı, çünkü insanları kullanmayı iyi biliyorlar.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.