·120 syf.····Okunma: 08 Nisan 2026 22:26 Son zamanlarda çok fazla karşıma çıkan ve oldukça popüler olan bir kitaptı kendisi. Kısa olmasına rağmen insanlarda güzel etkiler bırakması ve yazarla daha önce tanışmamam merakımı uyandırmıştı.
Konusundan kısaca bahsedersem;
Eserimizin iki ana kahramanı var. General ve arkadaşı. Kitap en başta General’in yaşlı sütanne dışında yalnız yaşadığı köşküne eski, kardeşi gibi gördüğü ve yıllardır görüşmedikleri dostunun misafirliğe geleceğini öğrenmesiyle başlıyor. Bu iki dost karakterlerindeki farklılığa rağmen askerlik okulunda tanışmış ve zamanla kardeşten öte bir dostluk kurmuşlar. General’in sakin, zeki , disiplinli , dürüst , yapısına karşın arkadaşı sanatçı , asker sertliği içermeyen karakterdeydi. Eskiden yedikleri içtikleri ayrı gitmeyen bu ikilinin aynı kadına (General’in sevgilisi) aşık olmasıyla hayatları ihanetlerle, ölümle dolu bambaşka bir yöne gider. Eser boyu hatıralarla geçmişe giderek bu ikilinin yıllar sonraki hesaplaşmasını okuyoruz.
Kitap ilk başlarda çok hızlı bir merakla başladı benim için. Bu iki dostun arasında ne geçtiğini, neden küstüklerini çok merak ettim çünkü arka kapakta çok net açıklanmıyordu ve yorumları da okumak özellikle istemedim spoiler yememek için. Hızlı okumaya başladım ama kitabın yazın tarzı beni ilerleyen sayfalarda yordu, yavaşlattı. Çok düz metinler olması, paragraf başı eksikliği, tek düze bir anlatım ve bölümlere ayrılmamış olması beni okurken zorladı. Yazarın dili aslında çok güzeldi ve beni etkiledi diyebilirim. O iki dostun karanlık yüzü, dostluğun ne demek olduğu, ihanet, kıskançlık, sırtından bıçaklamak çok güzel aktarılmıştı. Kitap atmosferi bana çok iyi geçti. Sanki o odada bu iki dostla beraber oturmuşum onlar hesaplaşırken ben izliyormuşum gibi hissettim. Idanın karanlıklığını, soğukluğunu hissettim.
Bu konuda kesinlikle bir eksiklik yoktu ama dediğim gibi bir şeyler beni okurken çok yordu ortalarda. Çok yavaş okudum ve çoğu yerde koptum hikayeden sonra geri bağlandım. Sonlara doğru tekrar hızlandı ama o ortalardaki durum biraz hevesimi kaçırdı.
Konusu sıradan bir dostluk ihaneti gibi gözükse de yazarın etkileyici aktarımı sayesinde kitapta ayrı bir hava esiyor ve etkiliyor. Özellikle General’in duyguları bana çok geçti ve etkiledi. Sakinliğini koruyarak yüzleşmesi, asla öfkesine yenilmemesi, yaladıklarına karşı olgun duruşu, affediciliği, zekasıyla beraber sözlerinin tokat etkisi yaratışı ders verici nitelikteydi. Bu olgun karakter karşısında şok oldum ve takdir ettim. Dostu ve sevdiği kadın tarafından sırtından bıçaklanmasına, ihanete uğramasına rağmen müthiş bir olgunlukla , sözleriyle intikam aldı. General’e hayran kaldım. Dostunun korkaklığı ise beni iğrendirdi…
Kadın kahramanımıza ise hem üzüldüm hem de acıdım. General’e ihanetinin sebebi kendi ölümüne neden olacak korkak bir adama olan umutsuz aşkı olmasına acıdım. Bihter ziyagil havası verdi bana.
Genel olarak yavaş okunan, çok hızlı ilerlemeyen , ağır bir eserdi bence ama verdiği duygu çok yoğundu. Özellikle sonunda o etki boğazımda yumru gibi kaldı.
Tavsiyemdir kesinlikle.