__(Bu inceleme yaklaşık 2 dakikalık okuma süresi gerektirir.)
__Edgar Allan Poe özellikle gizemli ve ürpertici hikâyeleriyle ve şiirleriyle bilinen Amerikalı yazar, şair, editör ve eleştirmen. Genel olarak ABD’deki Romantizm ve Gotik edebiyatın yanı sıra erken dönem Amerikan edebiyatının da en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, ülkenin ilk başarılı kısa öykü yazarlarından biridir ve dedektif kurgu türünün öncülerinden biri olarak kabul edilir. Ayrıca, bilimkurgunun ortaya çıkışında önemli bir rol oynadığı düşünülür. Geçimini yalnızca yazarak sağlayan ilk tanınmış Amerikalı yazardır; bu durum, maddi açıdan zorlu bir yaşamın ve kariyerin yolunu açmıştır.
I. Atmosferin Büyüsü (Setting) The Tell-Tale Heart - Türkçe çevirisiyle Gammaz Yürek - öyküsünde anlatıcı, okuyucuyu o karanlık, eski ve dış dünyadan tamamen kopuk eve hapsederek klostrofobik bir ortam yaratır. Ayrıca bu ev, anlatıcının paranoyasının ve suçluluk duygusunun fiziksel bir yansımasıdır. Gecenin zifiri karanlığı ve ölümcül sessizlik okuyucuya her an bir şey olacakmış hissi verir.
II. Anlatıcının Zihnine Yolculuk (Point of View) Hikâyeyi edebiyat tarihinin en ünlü 'güvenilmez anlatıcıları'ndan (Unreliable narrators) birinin ağzından dinliyoruz. Anlatıcı sürekli 'deli olmadığını' kanıtlamaya çalışırken, aslında her cümlesiyle bizi kendi deliliğine biraz daha ikna eder. Biz okuyucu olarak sadece onun gördüklerini görür, onun duyduklarını duyarız; bu da gerçeklik ile sanrı arasındaki çizgiyi bulanıklaştırır.
III. Karakterin Derinliği Başkahramanımız tam bir ‘Round Character’ (çok yönlü karakter); hem kurbanı seven bir dost hem de ondan nefret eden bir cellat. Onu tek boyutlu bir katil olmaktan çıkarıp trajik bir figüre dönüştüren şey, kendi vicdanıyla girdiği bu savaş. Polisler ise sakin ve şüphelenmeyen tavırlarıyla flat character (düz karakter) olarak kalıyorlar.
IV. Takıntının Nesnesi Akbaba Gözü (MacGuffin) Aslında anlatıcının yaşlı adamla bir derdi yok. Sadece mavi ve perdeli gözü yok etmek için cinayeti işliyor. Bu irrasyonel tetikleyici, insan zihninin ne kadar küçük ve anlamsız detaylarla karanlığa gömülebileceğinin en büyük kanıtı.
Finaldeki o 'gammaz yürek' sesi aslında kime ait? Ölü adamın kalbi mi, yoksa katilin kendi vicdanının gümlemesi mi? Poe bizi bu belirsizlikle baş başa bırakarak aslında en büyük hapishanenin insanın kendi zihni olduğunu hatırlatıyor.
The Tell-Tale Heart #KorkuEdebiyatı #Gotik #DünyaKlasikleri #Kitapİncelemesi