Gönderi

Anna Karenina Üzerine
10/10
·1062 syf.··
2026 4. kitabı
Birden çok kitabı birden çok sebeple seviyor olabilirsiniz, benim gibi. Okuduğum ve en sevdiğim kitapları bir yana bırakıp diyebilirim ki; hayata dair tek bir kitap okuma şansınız varsa bu kesinlikle Anna Karenina olmalı. Çünkü bu kitap hayatın ta kendisi... Bu kitapla hem aşık olabilir hem nefret edebilirsiniz. Hem sevebilir hem sevginin çalkantılarını yaşabilirsiniz. Hem anne hem baba, hem kardeş, hem eş, hem arkadaş, hem dost olabilirsiniz. Bu kitapla kalabalıklar içine karışabilirsiniz, coşkulu ve neşeli kalabalıklara. Ya da kaçabilirsiniz o iğrendiğiniz herkesten ve her şeyden. Yalnızlığı sonuna kadar yaşayabilirsiniz. Kimsenin bilmediği düşüncelerinizle, inançlarınızı baştan başa sorgulayabilirsiniz. Bu kitabı bu yaşımda ve bu benliğimde okumamış olsam muhtemelen bu kadar emin konuşamazdım. Ama bu zamana kadar yaşadığım hayatı ve ilişkileri, işimde karşılaştığım olayları, çevremde görüp duyduklarımı, insanlara ve hayata dair gözlemlerimi, düşüncelerimi, varoluşsal kaygılarımı, hayatın amacı hakkında bitmek bilmez sorgulamalarımı, yaşama karşı duruşumu... hepsini ele aldığımda; kitabın kapağını kapattığımda kendime kurduğum cümle buydu: Bu kitap hayatın kendisi. Ve bu da gösteriyor ki bu kitap zamansız ve evrensel. Zira 1800'lerin Rusya'sında yazılmış bir kitap bugünün Türkiye'sinde yaşayan bir insana bunları hissettiriyor. Bunu düşünen ve hissedenin sadece kendim olmadığını, yabancı kaynaklar dahil olmak üzere kitap hakkında okuduğum yorumlarda da gördüm. Birinde şöyle diyordu: "Hayatı yaşamış ve benzer şeyler deneyimlemiş biri olarak, bunu okuduğumda insanlığın durumunun tarih boyunca aynı olduğunu ve olmaya devam ettiğini fark ediyorum. Bu, hayatımda şimdiye kadar okuduğum en iyi şey!" ve bir diğerinde: "Anna Karenina benim için akıllara durgunluk veren bir deneyimdi, dünyadaki herkesin kendi hayatları, kendi zayıflıkları, nefret ettikleri şeyleri yapıp düşündükleri kendi içsel mücadeleleri olduğu gerçeğinin bir aydınlanmasıydı. Zihinsel olarak bildiğiniz bir şey ama sonunda resmedildiğini gördüğünüzde, 'Ha, işte böyle bir şeymiş' diyorsunuz." Ah! İşte tam olarak bu. "İşte böyle bir şey" ifadesini daha kitabın başlarında; "Onun burada olduğunu yüreğini kaplayan sevinç ve korkudan anlamıştı." cümlesini okuduğumda hissettim. Dünyada bu hissi anlatan başka bir kitap var mıdır bilmiyorum ama bunu okumak muazzam bir şeydi. Kitap benim için tek bu cümlesi ile bile muhteşem bir eser. Çünkü ben zaten, bir şiirin tek bir mısra için okunduğuna inanan biriyim. Bununla birlikte kitap boyunca anlatılan düşüncelerin, tartışılan konuların ve olay örgüsünün de kitabı güçlendirdiğini ve tatmin edici bir bir hale getirdiğini belirtmeliyim. Bu yazıyı kitaptan birkaç alıntıyla tamamlıyorum. Ve sizin için en doğru zamanda bu kitapla yolunuzun kesişmesini diliyorum. "Geçmişi kökünden söküp atamamak ne korkunç bir şey. Koparıp atmak olanaksız, ama anısını saklamak mümkün. Ben de saklayacağım." "Acılarının kaynağı olan şeyin manevi sevincinin kaynağı olduğunu, ayıpladığı, kınadığı ve nefret ettiği zamanlarda çözümlenemez görünen şeyin, bağışladığında ve sevdiğinde basit ve açık bir şey olduğunu hissetmişti birden." "Sakin koyunuzda, akıntılardan uzak sakin mutluluğun tadını çıkarıyorsunuz." "Ölümden çok, nereden geldiği, ne için geldiği ve ne olduğu hakkında en ufak bir bilgiye sahip olmadığı yaşamdan korkuya kapıldı." "Sonsuz bir zamanda, maddenin sonsuzluğu içinde, sonsuz bir boşlukta bir kabarcık- organizma çıkıyor ve bu kabarcık, bir süre kabarcık olarak kalıp patlıyor. İşte bu kabarcık benim."
Anna KareninaLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Yayınları · 202555,5bin okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.