Serinin üçüncü kitabı. Çocuklara yönelik yazılmış ama sadece “anlatan” değil, düşündürmeye çalışan bir metin.
Benim dikkatimi çeken nokta şu oldu: Kitapta bilim açık biçimde daha olumlu bir yerde konumlanıyor. Din ise daha çok eleştirel bir çerçevede ele alınıyor. Bu yaklaşım bilinçli bir tercih gibi duruyor. Çocuklara sorgulama alışkanlığı kazandırma niyeti var ama denge konusunda herkes aynı fikirde olmayabilir.
Özellikle Yunan ve Roma tarihi üzerinden ilerliyor. Mitler, tanrılar, imparatorluklar… Ama asıl mesele olayların kendisi değil; insanların hikâyeler aracılığıyla dünyayı nasıl anlamlandırdığı. Yani kitap, tarih anlatırken aslında hikâye anlatıcılığının felsefesini yapıyor.
İnsanların ortak hikâyeler etrafında birleşmesi, düşmanlıkların dostluğa dönüşmesi, inanç sistemlerinin toplumları şekillendirmesi… Bunları sade bir dille ama arka planda ciddi bir düşünsel altyapıyla veriyor.
Özetle: Çocuk kitabı gibi başlıyor ama yetişkine de dokunan bir metin. Tarih anlatırken “insan neden hikâye üretir?” sorusunu sorduruyor.