Georgia O'Keeffe, şüphesiz sanat tarihinde en önemli isimlerden biri, özellikle Amerikan sanatçılarının da artık Avrupa’ya sonu epey sıfırlı tablolar satabileceğinin kanıtı ve bu yüzden “Amerikan Modernizmi”nin kurucusu olarak görülüyor. “Kala zambağı” ressamın simgesi oldu, daha önce Diego Rivera’da görüştük, kendisi de aynı çiçeği simgelediği birçok çalışması var.
Virginia, Chicago ve New York’ta resim üzerinde eğitim aldı. Chicago’da ticari amaçlı ressam olmayı denedi ama başarılı olamadı ve Texas’taki bir öğretmenlik teklifini kabul etti. Texas kanyonları, kendisine büyük ilham oldu. O'Keeffe’in eserleri, dönemin patriyarkal düşünce yapısını alaşağı eden eserler içeriyor. Kadın bedeni ve doğanın birleşiminden “ekofeminizm”e kaydığını görmemek mümkün değil. Sulu boya eserleri daima çok sevmişimdir, ressamda o hazzı, fırça izlerinde görebiliyoruz.
1916’da çizimleri fotoğrafçı Alfred Stieglitz’in dikkatini çekti ve bir süre sonra 1924 yılında evlendiler. 20. yüzyılın ilk yıllarında Georgia O’Keeffe, fotoğrafçı modernist sevgilisi Alfred Stieglitz için pozlar verdi. Yapıtlarında çoğu kez kafatasları, hayvan kemikleri, bitkiler, kabuklar, kayalar, dağlar gibi daha doğal biçimleri kullanıyor, onları büyütüyor, belirgin hale getirmesiyle biliniyor. Son yapıtlarında, özellikle benim de çok sevdiğim “çöl manzaralarına” hayli yer vermiş, ruhumda çiçek açtırmıştır.
1976’da görme kaybı yaşadı ve ölümüne dek devam etti. Yaşamın sonlarında neredeyse kör olan sanatçı, asistanlarının yardımı ile hafızasından ve canlı hayal gücünden yararlanmış. Ölümünün ardından Santa Fe'de Georgia O' Keeffe Museum açıldı. O’Keeffe 6 Mart 1986’da 98 yaşında Santa Fe’de öldü.