·92 syf.····Okunma: 12 Nisan 2020 00:00 Oroonoko ya da Asil Köle, İngiliz edebiyatının ilk romanı olarak kabul görüyor. buna ek olarak da Aphra Behn İngiltere’nin ilk kadın romancısı olma özelliğini taşıyor. Ölmeden Önce Okunması Gereken 1001 Kitap’tan biri olduğundan özellikle alıp okumak istedim ve ilkler taşıması da bunu kamçıladı elbette.
1600’lerde yaşamış olan Behn, 17. yy’dan 19’yy’a Virginia Woolf kendisinden söz edene dek gömülü bir hazine olarak kalmış maalesef. Woolf, kendisinden “Bütün Kadınlar birleşip onun mezarına çiçekler bırakmalı. Çünkü kadınlara konuşma hakkını Aprah Behn kazandırdı” diye söz etmiştir. Feminizmden sürekli dem vurduğumuz şu devirde, metne bu denli geç kalmışlık üzücüydü adıma.
Afrikalı bir kralın torunu olan Oroonoko, kendisi gibi siyah bir ırktan gelen Imoinda’yı çok sevmektedir, fakat dedesi kıza göz koymuştur ve gençlerin birleşmesine mani olmak için, genç kızı sömürgecilere satar. Oroonoko da köle tüccarların eline düşer ve bundan sonrası bir isyan bayrağının ateşini fitiller.
Behn, Oroonoko ile, bir roman veya novella değil de, bir Shakespeare oyununu okuyormuşuz hissiyatı var. Oldukça kısa olan eser, kısacık bir anlatıya ne kadar nitelikli olay örgüsü sığdırılabilir oluşunun da göstergesi. Behn, döneminde kadın cinselliğini ön plana çıkardığından sürekli eleştirilmiş, küçük görülmüş. Okuduklarımızın süregelen tartışmaların başlangıç noktalarından birine kaynaklık ettiği düşünülürse önemi kavranacaktır ve yazara binlerce kez teşekkür edilmesi gerektiği tekrar tekrar hatırlanmalı.