"Badem ağacı en sert kışta bile çiçek açar. Biz de öyle yapmalıyız."
Merhaba kitapseverler... Sizleri uzun süre etkisinden çıkamayacağım "Badem Ağacı" kitabıyla hürmetle selamlıyorum...
Yıl 2026 ama o günlerden bu günlere iyi anlamda değişen hiç birşey yok.. Aksine ortada Filistin diye bir ülke de yok Herşey yok oldu dünyanın seyri önünde malesef..
Roman, 1950’li yıllarda Filistinli bir köyde yaşayan Ahmed Hamid’in hikâyesini anlatır. İsrail-Filistin çatışmasının ortasında kalan Ahmed, ailesinin topraklarını, evini ve kardeşlerini kaybetmesine tanıklık eder. Ancak Ahmed’i akranlarından ayıran en büyük özelliği, matematik ve fen bilimlerine olan olağanüstü yeteneğidir.
Ahmed, babasının "Nefret, sadece nefreti doğurur" felsefesini benimseyerek, intikam almak yerine eğitim yoluyla ailesini kurtarmaya ve dünyayı değiştirmeye odaklanır.
Filistin-İsrail meselesine bir çocuğun gözünden bakarken; öfkenin yerine sabrı, intikamın yerine eğitimi koymanın ne kadar büyük bir devrim olduğunu görüyorsunuz.
Kayıpların ve imkansızlıkların içinde, bir insanın kendi kaderini bilimle ve azimle nasıl yeniden yazabileceğine tanıklık etmek çok ilham vericiydi.
Okurken duygulanmamak ağlamamak imkansız bu kitabı Okumayan varsa okusun tavsiye ediyorum...
Kitaptan yarım puan kırıyorum. Kırdığım nokta da malum gereksiz kısım..
Kitaba notum 9.5/10
Duvarlar sadece taştan yapılmaz; en yüksek duvarlar insanların zihinlerindedir.
Acı her dilde aynıdır. Bir annenin gözyaşı, hangi milletten olursa olsun aynı tuzlu tadı taşır.
Geçmişi değiştiremeyiz ama geleceği ellerimizle şekillendirebiliriz.
Kader, başımıza gelenler değil; başımıza gelenlere verdiğimiz tepkilerdir.
Bilgi, kimsenin senden çalamayacağı tek mülktür.
Eğitim benim silahımdı; kalemim ise kılıcımdı. Ben savaşımı kağıt üzerinde verdim.
İmkanın yoksa, imkanını kendin yaratmalısın. Zeka, en büyük özgürlüktür.
#bademağacı #michellecohencorasanti #pegasusyayınları #beyceli #kitaplarındünyası #kitapalıntıları #kitaptavsiyesi #nisanokumalarım #okudumbi̇tti̇