“Haritada Kaybolmak” ilk bakışta bir çocuk macerası gibi görünse de aslında zaman, yaşlanma ve insan olma hâli üzerine düşündüren bir kitap. Hikâyede iki kardeşin bulduğu bir şekerin her günü bir yıla çevirmesi, zamanın ne kadar hızlı ve fark edilmeden akıp gittiğini çok çarpıcı bir şekilde hissettiriyor. Çocuklar hızla yaşlandıkça, yaşlılığın sadece sayıdan ibaret olmadığını; bedenin zorlanması, duyuların zayıflaması ve insanın dünyayla bağının değişmesi anlamına geldiğini deneyimleyerek öğreniyor. Bu yönüyle kitap, özellikle empati duygusunu çok güçlü bir şekilde aktarıyor.
Harita ve bilmeceler kısmı ise sadece bir macera unsuru değil; doğruyu bulmanın bir bedeli olduğunu hatırlatan bir metafor gibi. Yanlış her adımın onları daha da yaşlandırması, hayatta yapılan hataların da zamanımızdan götürdüğünü düşündürüyor. Aynı zamanda hikâyede yer alan televizyon programı ve çocukları bir “gösteri”ye dönüştürmek isteyen karakterler, günümüz dünyasında her şeyin izlenmeye ve tüketime açılmasına da ince bir eleştiri getiriyor.
Kitabın sonunda verilen mesaj ise oldukça güçlü: insan tek başına bir bütün değil. Yaşanan her şey, kurulan her bağ aslında birbirine bağlı ve anlamını buradan alıyor. Bu da hikâyeyi basit bir maceranın ötesine taşıyor.
Eleştiri olarak şunu söyleyebilirim ki, yazar Vladimir Tumanov’un dili ve anlatım tarzı bu kitapta da, daha önce yazdığı Kraliçeyi Kurtarmak kitabına oldukça benzer. Yine bilmeceler üzerine kurulu, benzer ilerleyen bir yapı var. Bu durum bazı okurlar için bir süre sonra tekrar hissi yaratabilir. Ancak buna rağmen kitap, hem sürükleyici hem de düşündürücü yönüyle özellikle ortaokul seviyesindeki okurlar için oldukça değerli bir eser.