Puan vermedi·238 syf.····Okunma: 13 Nisan 2026 04:00 Kitapta karşımıza üç İhsan Oktay Anar çıkar:
-Arap İhsan Efendi
-Uzun İhsan Efendi
- "Tam üç yüz elli sekiz yıl sonra İzmir'de oturan mahzun ve şaşkın adam(s.237)"
Karakterler ve kelimeler özenle seçilmiş.Biraz bahsedecek olursak devrin kötüsü olarak tanınan, nüfuzlu, Büyük Efendi'nin adı Ebrehe'dir. Ebrehe öldürüldüğünde bir defa hayatını kurtardığı için tek akrabası sayılan ve ölüsünü yıkamakla görevlendirilen Bünyamin kitabın sonlarına doğru bir şaşkınlık yaşar. Ebrehe bir kadındır. Bugünün deyimiyle otorite kurabilmek ve "büyük efendi" olabilmek için, sözünün dinlenmesi için erkek kılığında yaşamış bir kadın. Ebrehe, Uzun İhsan Efendi'nin düşünce olarak zıttını karşılayan tiptir. Uzun İhsan Efendi düşlerle yaşayan bir adam olarak karşımıza çıkar. Bu bakımdan kitap "Düşünüyorum öyleyse varım." felsefesi üzerine kurulur, bununla kalmaz ve "Düşünüyorum, öyleyse sizler de varsınız" der. Ebrehe'ye göre ise tek gerçeklik "Hiçlik" in kendisidir. Hiçliği ve boşluğu tamamlayacak kara parayı arar. Arap İhsan Efendi ise Bünyamin'in "büyük dayısıdır(s.19) ". Arap İhsan da, Uzun İhsan'ın yerine kâşifçe yaşar. Diyar diyar gezip kahramanlıklarıyla tanınır. Uzun İhsan'ın oğlu Bünyamin, babasının aksine keşfederek dünyayı tanımak ister ve babasından izin alarak yola koyulur. Yolda binbir sıkıntı çeker. Kaçırılan babasını arar. Babası ona dünyaya şahit olurken bir "düşten" yarım istediğinde bakması için "Puslu Kıtalar Atlası" nı vermiştir. Bünyamin lağımcı olarak çalışırken bir saldırı sonrası kara para kendisinin eline geçer ve Bünyamin, Ebrehe'nin eline düşer. Ebrehe ölmeden önce onun başından beri Uzun İhsan Efendi'nin oğlu olduğunu ve kara paranın kendisinde olduğunu bildiğini söyler. Fakat kara para kadar kendisi için Bünyamin'in de değerli olduğunu söyler. Son cümlelerinde Bünyamin'e keşke senin gibi "şahit" olarak kalabilseydim der. Evet, bu noktada kitap boyu Bünyamin karakterinde de tasavvuf felsefesindeki "Uzaktan seyret içlerine girme"yi görürüz.
Velhasıl Bünyamin de, Arap İhsan Efendi'de diğer karakterler de Uzun İhsan Efendi'nin zihninde kurduğu birer düştür. Uzun İhsan Efendi onları var ettiği sürece vardır ve yok ettiği zaman yoktur. Uzun İhsan Efendi'nin Bünyamin adında bir oğlu yoktur. Fakat düşlediği Bünyamin, Uzun İhsan Efendi'nin asla cesaret edemeyeceği bir şeyi yaparak "şahit" olur. Arap İhsan Efendi karakterini de kitabın başında bize anlatır ancak bu bir baba olarak ona vermek istediği bir nasihat, yiğitliktir.
"Düşünen bir adamı düşünüyorum ve onun, kendisinin düşündüğünü bildiğini düşlüyorum. Bu adam düşünüyor olmasından var olduğu sonucunu çıkarıyor. Ve ben, onu çıkarımının doğru olduğunu biliyorum. Çünkü o, benim düşüm. Varolduğunu böylece haklı olarak ileri süren bu adamın beni düşlediğini düşünüyorum. Öyleyse, gerçek olan biri beni düşlüyor. O gerçek, ben ise bir düş oluyorum(s. 237).".