Gönderi

Vicdanın gözünden hiçbir şey kaçmaz.
10/10
·88 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 13 Nisan 2026 00:22
Kitap “küçük” şeylerden bahsediyor gibi görünse de, aslında insanın vicdanına dokunan çok büyük meseleleri anlatıyor. Ben önce uyarlamasını izledim. Cillian Murphy’nin performansı o kadar içten, o kadar sessiz ama etkileyiciydi ki… sadece bakışlarıyla bile çok şey anlatıyordu. Ve şanslıyım ki kitap gerçekten aynı etkiyi taşıyordu. Bağırmadan, zorlamadan, sakince anlatıyordu derdini. Kitabın çıkış noktası da en az kendisi kadar çarpıcı. Claire Keegan bu hikayeyi, İrlanda’da pek çok kadının sessizce acı çektiği Magdalene çamaşırhanelerinden ilhamla kurmuş. Yazarı bu yüzden de tebrik etmek lazım aslında. Çünkü kendisi de yarattığı karakter gibi zulme karşı duranlardan. Bazen bir yanlışı tamamen düzeltme şansınız olmaz. Ama böyle durumlarda en azından sessiz kalmamak da bir tepkidir. Zorda olana sırtını dönmemek, zulme alışmamak… belki de insan kalmanın en temel hali. Kitabın ana karakteri Furlong da çoğu insanın yapamadığını yapıyor, vicdanını dinliyor. Furlong tam bir aile babası, evine bağlı, çocuklarına karşı şefkatli, sorumluluklarının farkında bir adam. Ama belki de en dokunaklı detay, kendisinin babasız büyümüş olması. Bu eksiklik, onun içinde sessiz bir iz bırakmış gibi. Belki de bu yüzden başkalarının görmezden geldiği şeyleri görmezden gelemiyor. Üstelik yaptığı iş de hiç kolay değil. Günlük hayatın yükünü omuzlarında taşıyan, emeğiyle geçinen bir adam. Maddi durumu çok iyi olmamasına rağmen, yine de başkalarına yardım etmekten geri durmuyor. Aslında onu değerli kılan şey de tam olarak bu bence. İyiliği, imkanı olduğu için değil; inanmayı seçtiği için yapıyor. Kitapta Furlong’un hayatına dair verilen o küçük detaylar ise bambaşka bir derinlik katıyor hikayeye. Küçükken Noel hediyesi olarak bir yapboz istemesi… büyüdüğünde ise David Copperfield okumak istemesi… Çok küçük gibi görünen ama aslında karakterini anlatan detaylar bunlar. Bir de içindeki o susturamadığı ama dile de getiremediği düşünceler… İnsanın en yakınıyla bile paylaşamadığı o yük… Okurken insanın boğazına bir şey düğümleniyor, çabalasa da anlatabilmekten de yutabilmekten de aciz olduğu bir şey. Ne tam açıklayabiliyorsun, ne de yok sayabiliyorsun. Benim hayatta en çok inandığım şey vicdanım. Çünkü vicdanın gözünden hiçbir şey kaçmaz. Bugün görmezden geldiğim, susturduğum bir şeyin beni bir ömür takip etmesinden korkarım… tıpkı Furlong gibi. Sanırım bu yüzden bu kitabı bu kadar içselleştirdim, bu yüzden bu kadar sevdim. Şimdi incelememi okuyanlar ya filmi izlemeye gidecekler ya da kitabı okumaya. Eğer benim kadar etkilenmezseniz lütfen beklentinizi yükselttiğim için bana kızmayın. Belki de suç bende değil ‘küçük’ şeylerdedir.
Edebiyat
Böyle Küçük ŞeylerClaire Keegan · Jaguar Kitap · 20223,593 okunma
·
176 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.