Hans Holbein the Younger, 1521–1522 yıllarında “Mezardaki Ölü İsa’nın Bedeni” adlı tabloyu yaptı. Yaklaşık 30.5 × 200 cm ölçülerinde, yatay ve sarsıcı bir görüntü… Seni İsa’ya bir sembol olarak değil, gerçek bir ceset olarak bakmaya zorlar. Eser bugün Basel Sanat Müzesi’nde ve hatta tarih ile Holbein’in imzası bile tablonun içine işlenmiştir.
Fyodor Dostoyevski, 1867’de Basel’de bu tabloyu gördüğünde, eşi Anna onun “donup kalmış gibi” tabloya baktığını, sonra tekrar görmek için geri dönmekte ısrar ettiğini anlatır. Bu karşılaşma Budala eserinde yankılanır; tablo, inancın kendisi için bir sınav hâline gelir.
İşte bu yüzden bank sahnesi önemlidir.
Nietzsche buna “sadece boya” der.
Dostoyevski ise asıl soruyla cevap verir:
Hiçbir şey vaat edilmemişken, yine de merhameti seçer misin?