·216 syf.····Okunma: 31 Mart 2019 00:00 Yılın son kitabı da @jaguarkitap’tan: Japon edebiyatının değerli isimlerinden Natsume Soseki’nin “kurmaca/belgesel” karışımı Madenci’si, insanın kendi iç dünyasının karanlık tarafını aydınlatma üzerine yazılmış, keyifle ve gizemle okunan çok değerli bir eser. Meiji Döneminin Aşio Bakır Madeni’nde çalışan işçilerden bir gencin aşk anılarıdan yola çıkarak -tabii aşk hikayesini büyük ölçüde törpüleyip- bu metni yazmış. Öncelikle, kitabın baş karakterini madene varmadan önceki anlatım şekli, biçimi ve kurduğu dünyayı, Murakami’nin son sözü yazdığını unutarak bir Murakami kitabı okuduğumu sandım. Bu da Soseki’nin Murakami üzerindeki etkisini net açıklıyor. Lakin yazar, madene vardırdığı karakterini, ikinci yarıda kurgu ve yazım tekniğiyle farklı bir yol izliyor.
Madenci, toplumsal tabaka sıralamasında, toplumun en düşük konumunda görülen maden işçilerinin hayatına, yaşayış şekline de göz kırpmayı ihmal etmiyor. Şunu söylemeden geçmek olmaz. Madenci’nin hikayesi ve olay örgüsü, -özellikle ikinci yarı- Dino Buzatti’nin Tatar Çölü ile olan benzerliği de aşırı sevindirici. Madenci, değerli bir roman ve unutulmaması gerekenler arasında. Unutmadan, post-modern edebiyatın baştacı yazarlarından Murakami, Madenci’yi “etten kemikten bir gencin iç dünyası ile ilgili bir roman” tanımlaması çoğu şeyi açıklıyor. Kaçırılmaması gereken, ruhunuza dokunacak bir hikayesi var.