Tahmini Okuma Süresi:
6 sa. 7 dk.
Sayfa Sayısı:
216
Basım Tarihi:
Kasım 2018
İlk Yayın Tarihi:
Ocak 1908
Yayınevi:
Jaguar Kitap
Orijinal Adı:
坑夫 [Kōfu]
Orijinal Dil:
Japonca
Orijinal Ülke:
Japonya
ISBN:
9786056840562
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak

Yorumlar ve İncelemeler

Sefaletin içinde mutluluk verici şeyler bulmak hâlâ mümkündü
9/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2026 35. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 11:37
“Ölünce burada toprağa karışmak çok garip olurdu. Kader dedikleri bu olmalı. İki heceden ibaret sandığım kader kelimesini eskiden beri biliyordum ama anlamını tam kavrayamamıştım. Bilsem bile idrak etmesi güçtü. Batılı bir insanın bambu filizini hayalinde canlandırması gibi sadece tanımını anlasam bile yeterdi. Ama insanlığın en ciddi meselelerinden biri olan ölüm gerçeğiyle yarı hayvan madencilerin barındığı çukuru bir araya getirip daha birkaç gün öncesine kadar bir dediği iki edilmeyen çocuğun tekini tutup aniden ikisinin ortasına asıverin. İşte bu çocuk, kaderin esrarengiz, büyülü güçlerini kullanarak talihsiz genç bir adamla oyun oynadığını hayatında ilk kez anlayacaktır. Böylece bugüne kadar hep dağ olan bir şey, artık yalnızca dağ değildir. Toprak artık yalnızca toprak değildir. Uçsuz bucaksız mavi gökyüzü artık yalnızca mavi gökyüzü değildi.” s.192 Natsume Soseki bir madencinin hikayesinden yola çıkarak yazıyor bu kitabını. Olaylardan daha çok düşünsel, zihinsel ve duygusal bağlamları gözler önüne seriyor. Kimlik kargaşası, bir insanın kendini bulma yolundaki anlam arama çabaları.. “Zihnimde birbiri ardına bitmek bilmez düşünceler filizleniyordu ama hepsi kupkuruydu. Gözyaşlarından, duygulardan, renklerden ve kokulardan yoksundu hepsi. Korku yok, tiksinmek yok, bağ yok, pişmanlık yoktu.” s.196 Vurucu cümleleriyle, zihinsel akışlarıyla, duygusal yönüyle ben çok sevdim kitabı. Keyifli okumalar dilerim ;)
1000Kitap
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 129. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 30 Kasım 2021 02:25
Kitabın yarısı, madene yolculuğu, yarısı madenin içini anlatıyor. Anlatıyor dediğime bakıp, “ne olaylar ne olaylar” diye düşünmeyin, çünkü neredeyse olay yok. Karakterin düşüncelerini, küçük hadiseler karşısındaki tutumunu okuyoruz. “Olay yok dağılın!” dediğime de bakmayın. Bu kesinlikle sıkıcı bir kitap değil. Hikaye çok yavaş ilerlemesine rağmen Soseki elini uzatıp size bir sonraki sayfayı çevirtiyor. Karakter: Zengin ailede el bebek gül bebek büyümüş, hayatı tanımayan bir çaylak. Başının yarısı aydınlıkta, yarısı karanlıkta. Ne yaşamaktan vazgeçebiliyor, ne ölmeyi istemekten. Bir de dalgınlığı var ki, etrafı yeniden seçmeye başladığında gördükleri hayal mi düş mü anlayamıyor. Ensesine bir tane patlatıp “kendine gel, önüne bak önüne” diyesiniz geliyor. Gelelim Natsume Soseki ye...Yüz yılı aşkın bir süre önce yazdığı romanı bize bugün yazılmış gibi yutturan bir yazar. “Kadınlar bizlere bağımlı aciz varlıklar olduğundan gibi dar kafalı bir tespit okuyana kadar çok da farkına varmıyorsunuz çook zamanlar önce yazıldığını. Ki budan sebep Haruki Murakami yazarı Japon edebiyatının en iyi modern romancısı ilan ediyor. Soseki’nin en sevdiğim yanına gelirsek, yarattığı karakterin kendi hayatını yaşamasına izin vermesi. Karakter havada tüy gibi uçuşuyor, Soseki tutayım da yere indireyim demiyor. Sesini araya sıkıştırıp kendi düşüncelerini okura duyurmaya çalışmıyor. Okuru edilgenleştirmeyen, etkisiz elemana dönüştürmeyen bir tarzı var. Umarım diğer kitaplarında da bu yüksek biçimli kurmaca devam eder, ben de en sevdiğim yazarlara bir isim daha eklerim. Eee filmin sonunda nooluyo derseniz, valla bir şey olmuyor. Soseki onu bize bırakıyor. Bize bırakmasa noolurdu derseniz, çok güzel bir uzun ve de ‘ağır roman’ olurdu. Mustafa Altıoklar yönetir, Okan Bayülgen de Müjde Ar olmadan
Japon Edebiyatı
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
7/10
·216 syf.··
2024 121. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 09 Ekim 2024 17:06
Burası cehenneme açılan bir kapıdır, girebilecek misin? 19 yaşında aile evinden ayrılan bir genç yolda amaçsızca yürürken, karşısına Çozo adında bir adam çıkar, “İş lazım mı, genç adam” diye sorar. Roman bu soru ile şekil almaya başlar. Kitap soğukkanlı bir cehennem yolculuğu. Okurken bellerine kadar su içinde insani olmayan koşullarda çalışan, Soma’dan Ankara’ya çıplak ayakla yürüyen, soğuk betonda Ankara’da parkta günlerce direnen, göz altına alınan, açlık grevine başlayan, Soma’da tekmelenen, en çok da 6 Şubat’ta enkaz kaldıran madenciler gelir aklıma. Kitap sadece ölmemek için yaşayan insanların soluklarındaki bir nefes… 1908’de yayınlanmış, sanki bugün yazılmış gibi… Kitapta son sözü Haruki Murakami söylüyor. Yazarın anlatımını ve dilini sevdim, diğer kitaplarını da fırsat buldukça okuyacağım.
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
10/10
·216 syf.··
2025 86. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Aralık 2025 00:00
2025’in son kitabı Soseki’nin de en sevdiğim kitabı oldu. Beni bambaşka düşüncelere götürdü. Bayıldım. İyi ki yıllar önce değilde şimdi okumuşum. Gençlik halini , savunmasız şekilde yakalmış yazar o kadar gerçek yapmışki kendinizden bir şeyler bulmak mümkün.. İnanma ihtiyacının insanın nerelere sürükleyeceğinin kanıtı gibi.. Bu hepimizin çok tanıdık olduğu bir his değil mi? Kahramanımızı madenlere götürüyor. Kahraman bugünden kendi gençliğine bakıyor.. Asıl güzel olan şuydu bence ; bütün bu hesaplaşmaları yaparken ; başkalarını suçlamıyor , kendini de teşhir ediyor.. Öyle ahlaki nutuklar yok. Çok kırılgan o yüzden gerçek.. ve her şeye rağmen merhamet ve ışık her zaman var.. 10/10
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
Hadi hepimiz kendi madenimize inelim.
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2019 48. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2019 22:13
Natsume Soseki, çok kolay bir hayat yaşamayan bir yazar. Japon Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden. Gerçi Madenci'nin, yazarın olağan kaleminden biraz farklı şekilde yazıldığı söylense de, yazardan okuduğum ilk ve tek kitap olduğu için bu konuda yorum yapmam mümkün değil. 19 yaşında bazı sorunlar sebebiyle evi terk eden ve yürüyerek hem kendini bulmayı hem de sakinleşmeyi amaçlayan bir gencin hikayesini okuyoruz kitap boyunca. Evinden kaçıyor ve madenci olma yolunda ilerliyor. Bu yolculuk; kibirli ve zengin bir aileden gelen gencimiz için oldukça sarsıcı oluyor. Çünkü hiç düşünmediği durumlarla karşı karşıya kalıyor. Kitabın ilk yarısında isimsiz anlatıcımızın madene varış serüvenini, diğer yarısında ise madenle tanışma sürecini okuyoruz. Diğer yandan da, arka planda yazıldığı dönemin şartlarını görüyoruz. Taşradaki yaşamı, işçi sınıfının yaşadığı sıkıntıları, yokluğu, mecburiyetleri... Her ne kadar yazarın bu kitabı, gerçek bir madenciden dinlediği öyküden esinlenerek yazdığı söylense de (bu madenci ondan aşk hikayesini yazmasını istemiştir ancak kitapta aşkla ilgili tek bir satır bile yoktur), bazı detaylar ve bölümler o kadar gerçekçi ki, yazarın bunları yaşamış olduğuna dair bir izlenime kapılmamak mümkün değil. Yine, gerçek bir öyküden esinlenerek yazılsa da ben madeni bir sembol olarak düşünmeyi daha çok seviyorum. Kitaptaki maden olgusunu dilerseniz, aslında hiçbir hayati kaygısı olmayan bir gencin zihinsel ve/veya ruhsal olgunlaşma süreci, dilerseniz var oluş mücadelesi, dilerseniz de kendini kabullenme süreci olarak görün; hangi açıdan bakarsanız bakın ufkunuzu genişletecek bir kitap olduğunu düşünüyorum. Dili oldukça akıcı ve meraklandırıcı olsa da yer yer, özellikle de anlatıcımızın düşüncelerinin geçtiği bölümler biraz ağır. Zaten çok hızlı okumamanızı
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
8/10
·216 syf.·
2020 15. kitabı
Soseki’nin okuduğum ilk kitabı, açıkçası kitabın içine girmedem, dili beni çok sarmadı. 1900 lerin başında zengin bir ailenin çocuğunun evden kaçıp madenci olma hikayesi. Madenciliği anlatmasada maden ortamını ve sınıf farklılığını hissetmemizi sağlıyor. Kitap günlük gibi anlatıcının ağzından ilerliyor, madene hiç gitmemiş birinin bu kadar ayrıntılı yazabilmesi çok başarılı. Kitabın sonundaki Murakami’nin sonsözünü muhakkak okunmalı.
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2021 37. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 15 Şubat 2021 19:43
Madencilik deyince aklıma direkt Emile Zola'nın Germinal kitabı geliyor. O kitapta aldığım hazzın benzerini bu kitaptan da bulmayı bekliyordum fakat kitap madencilik, madencilerin çektiği hakkında çok az bölüm var daha çok yol macerası ele alınmış. Maddi durumu iyi olan bir ailenin çocuğu olan kahraman bir gün evde kaçar, artık kendi çalışıp para kazanmak ister. Yolda gördüğü Çozo ( nasıl yazıldığını tam olarak bilmiyordur kahraman) ona madenci olmak ister misin diye sorar. Zaten iş bulmak isteyen kahraman bu teklife olumlu karşılık verir. Yolda giderken onlara iki kişi daha katılır. Uzun süren yolculuktan sonra çalışılacak yere varır. Sıska ve halinde bilgili olduğu belli olan kahramana herkes madende çalışamayacağını bir an önce geri dönmesini söyler fakat kahraman ısrarlıdır. Her şey sadece bir sağlık raporuna kalmıştır. Sağlık karnesinde ise bronşit olduğu yazmaktadır. Kahramanın kararını ve bu kararı sonucunda olanları yorumlamak kişiden kişiye farklılık gösterdiği için yorumlamayı size bırakıyorum. Edebiyatla kalın. Kitapla kalın...!
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
Madenci Kitap İncelemesi
8/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2022 17. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2022 00:00
Kitabımız Jaguar yayınlarından ve Haruki Murakami'nin sonsözüyle 213 sayfa. Özellikle de sonsözde yazanlarla anladığımız kadarıyla bahsi geçen yazar kendi döneminin çok ilerisinde bir eser ortaya koyup belki de modern Japon edebiyatına bir giriş yapmış durumda ancak bunu da bilinçle değil tesadüfen yapıyor. Kitapta geçen olaylar gerçek bir hayat hikayesine dayanıyor. Olaylar dediğime bakmayın. Kitap baştan sona ruhsal tahliller ile ilerliyor. Dış dünyada olan olaylardan çok iç dünyaya ve iç dünyanın dış dünyaya karşı tutumlarını okuyoruz. -Spoiler Sayılabilecek Alan- Kitabın ilk yarısında karakterimizin madenci olmak uğruna göze aldıklarını ve madene olan yolculuğunu okuyoruz ki bizim karakterimiz kitabın her noktasında belirtildiği gibi madenci olabilme potansiyele sahip değil. Çünkü kendisi Tokyo'da ömrünü geçirmiş ve üst sınıf diyebileceğimiz biri. Ancak o yaşadığı bazı olaylardan dolayı (çok az bahsedilen karmaşık bir aşk hayatı) kendisine hiçbir şekilde uymadığını bildiği halde madenci olmayı göze alan biri. Kitabın sonraki yarısında ise karakterimiz madene ulaşmıştır ve hem maden hayatını hem diğer madencileri hem de madenin bulunduğu köy ile yüzleşme yaşar. En başından beri bu dünyaya ait olmadığı çok bellidir ve birçok kişi bunu ona söyleyerek onu bu işten alıkoymaya çalışır -elbette onun iyiliği için-. Karakterimiz madenci olmakta kararlıdır ancak işler onun beklediği gibi gitmez ve sağlık kontrolünde madende çalışmak için yeterince sağlam olmadığı ortaya çıkar. Bu durum elbette onun bir işte çalışması için engel değildir. Kendisine masa başı bir iş verilir ve yaklaşık 5 ay kadar çalıştıktan sonra istifa ederek ait olduğu topraklara yani Tokyo'ya geri döner. -Kitaptan Alıntı- -Olduğum yerde öylece durup bir ağaca dik dik baksam daha iyi olacak sanırım,
İnceleme
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
8/10
·216 syf.··
2021 104. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Aralık 2021 16:33
Evden kaçan 19 yaşında bir gencin Çozo adında bir adamla tanışıp onun önerisiyle bir bakır madeninde çalışmaya başlamasını anlatıyor kitap. Baş karakterin ismi söylenmiyor kitapta. Çok fazla olay olmayan bir kitap. Baş karakterin olaylar karşısında düşüncelerini anlatıyor daha çok. Normalde bu tarz kitapları pek sevmem. Ama bu kitabı çok sevdim. Kitabın yazarı Natsume Soseki'nin modern Japon edebiyatının kurucusu olduğu söyleniyor zaten. Herkese iyi okumalar.
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
9/10
·216 syf.··
2021 33. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 10:38
Japon edebiyatından neler okuyabilirim diye sordugumda arkadaşlarıma ,tavsiyeler arasindaydı Madenci böylece Natsume Soseki ile tanışma kitabım oldu. Madenci, on dokuz yaşında Tokyo' lu, ismi bilinmeyen bir gencin çam agaçları arasında gezerken, kendisine iş teklifinde bulunan bir adamla karşılaşması ile başlar.Adam, gence bir iş var çuvalla para kazanacaksın der ve kahramanımız adamın peşine düşer. 200 sayfalık kitabı iki bölüm olarak düşündüm,ilk yarısı gencin madene gidinceye kadar, ikinci yarısı madene gittikten sonra ki anlatılanlardan oluşmakta..Kitap aktif bir kurgudan ziyade içsel bir yolculuk sunuyor bizlere.Kahramanımız çevresinde gördüklerini ve an olarak hislerini biz okura aktarıyor.Genellikle degişken bir ruh haline sahip olan bu delikanlı kibrinden ve kendini begenmisliginden dolayı karşılaştığı zorluklar karşısında bir adım bile geri atmıyor.Elit kesimden gelen bu genç kendisine oldukça farkli gelen bu yeni ortamı yadırgayıp hor görsede bunu kimseye belli etmiyor bu hem gururundan hem de korkusundan kaynaklanan bir durum.Insanların kendisiyle alay ettigini dile getirip bunu vurgulasa da okurken anlamaktayız ki asıl alay eden ve madencilerden yabani,cahil diye bahseden kendisidir.Kahramanımız yok oluş ve varoluş arası gelgitler yaşamaktadır.Intihara meyilli olması ve yine de zorluklar karşısında ayakta kalmaya calısması...Bunu da biz okurlara Soseki en guzel sekliyle aktarmıstır. Madenci adlı kitabi psikolojik oldugu kadar sosyolojik yanıyla da düşünebiliriz.Bakır madeninde bulunan kötü şartlar düşünüldügunde ve insanların çogunun mecburiyetten böyle bir iş tercih etmelerinden bahsedilir ve çuvalla para kazanaların, işci kesimi degil(onlar bogaz tokluguna çalısanlar) asıl patronların oldugu vurgulanmaktadır.Hele kahramanımız
Edebiyat
MadenciNatsume Soseki · Jaguar Kitap · 20181,461 okunma
Reklam

Yazar Hakkında

Natsume SosekiYazar · 11 kitap
Sōseki Natsume Japon, İngiliz edebiyatı uzmanı ve yazardır. Uluslararası alanda sınırlı çevirileri dışında tanınmasa da, Japon-Rus Savaşı sonrası Japon Çağdaş Romanına damgasını vurmuş en önemli yazardır. Batılı roman geleneği ile Japon geleneksel yazı geleneğini birleştirerek orijinal bir üslup kurmayı başardı. Kendisinden sonra gelen Akutagawa Ryunosuke gibi önemli yazarları büyük ölçüde etkiledi. II. Dünya Savaşı sonrası Kawabata Yasunari, Yukio Mishima ve Kenzaburo Oe gibi uluslararası çapta üne kavuşan yazarların temel kültürel kaynaklarından biri olduğu söylenebilir. Türkçeye Küçük Bey adıyla çevrilmiş olan, önemli eserlerinden Bocchan'da çocukluğunda, yaramaz ve başına buyruk olan bir matematik hocasının taşra kasabasına matematik öğretmeni olarak gidişini ironik bir üslupla anlatır. Bu yapının arkasında ise Japonya'nın batılılaşması ve sömürgeci ülke konumuna gelmesine yönelik ince satirik öğeler gizlenmektedir.