Sinan Ceylan

Sinan Ceylan

YazarÇevirmen
7.8/10
263 Kişi
·
602
Okunma
·
4
Beğeni
·
213
Gösterim
Adı:
Sinan Ceylan
Unvan:
Çevirmen, Yazar
Hayaller cam gibidir.Sana karşısındakini tüm çıplaklığıyla sunarken seni de karşındakine teşhir eder.
Kırıldığında,hem karşı taraf zarar görür hem de sen...
Çocuk olmak kolaydı. Demek ki çocuktu hâlâ. Büyümekti hâlâ zor olan. O anda büyüdüğünü anlamış ve büyümenin verdiği sorumluluğun altında ezilmeye başlamayı da kavramıştı.
Sinan Ceylan
Sayfa 19 - A_SIR Yayınları
216 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Natsume Soseki, çok kolay bir hayat yaşamayan bir yazar. Japon Edebiyatı'nın en önemli isimlerinden. Gerçi Madenci'nin, yazarın olağan kaleminden biraz farklı şekilde yazıldığı söylense de, yazardan okuduğum ilk ve tek kitap olduğu için bu konuda yorum yapmam mümkün değil.
19 yaşında bazı sorunlar sebebiyle evi terk eden ve yürüyerek hem kendini bulmayı hem de sakinleşmeyi amaçlayan bir gencin hikayesini okuyoruz kitap boyunca. Evinden kaçıyor ve madenci olma yolunda ilerliyor. Bu yolculuk; kibirli ve zengin bir aileden gelen gencimiz için oldukça sarsıcı oluyor. Çünkü hiç düşünmediği durumlarla karşı karşıya kalıyor.
Kitabın ilk yarısında isimsiz anlatıcımızın madene varış serüvenini, diğer yarısında ise madenle tanışma sürecini okuyoruz. Diğer yandan da, arka planda yazıldığı dönemin şartlarını görüyoruz. Taşradaki yaşamı, işçi sınıfının yaşadığı sıkıntıları, yokluğu, mecburiyetleri...
Her ne kadar yazarın bu kitabı, gerçek bir madenciden dinlediği öyküden esinlenerek yazdığı söylense de (bu madenci ondan aşk hikayesini yazmasını istemiştir ancak kitapta aşkla ilgili tek bir satır bile yoktur), bazı detaylar ve bölümler o kadar gerçekçi ki, yazarın bunları yaşamış olduğuna dair bir izlenime kapılmamak mümkün değil. Yine, gerçek bir öyküden esinlenerek yazılsa da ben madeni bir sembol olarak düşünmeyi daha çok seviyorum. Kitaptaki maden olgusunu dilerseniz, aslında hiçbir hayati kaygısı olmayan bir gencin zihinsel ve/veya ruhsal olgunlaşma süreci, dilerseniz var oluş mücadelesi, dilerseniz de kendini kabullenme süreci olarak görün; hangi açıdan bakarsanız bakın ufkunuzu genişletecek bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dili oldukça akıcı ve meraklandırıcı olsa da yer yer, özellikle de anlatıcımızın düşüncelerinin geçtiği bölümler biraz ağır. Zaten çok hızlı okumamanızı tavsiye edeceğim bir kitap Madenci. Sabırla ve yavaş yavaş okunmalı diye düşünüyorum.
Peki siz kendi madeninizin derinliklerine indiğinizde ne bulacaksınız?
Sevgiyle.
Not: Kitabın sonunda Murakami'nin çok başarılı bir inceleme yazısı var, okumanızı tavsiye ederim.
216 syf.
·2 günde·10/10
“İşte madencilik tecrübelerim bundan ibaret. Ayrıca söylediğim her şey doğru, zaten bunu kitabımın bir romana dönüşemediği gerçeğinden pekâlâ anlayabilirsiniz.”
Japonların en büyük yazarlarından Soseki böyle bitirmiş bu güzel kitabı. Öyle güzel betimlemeler var ki ruhumun sıkıştığını hissettim çoğu yerde. Romanın sonu çok çabuk sonuca varıyor ki bu da okuyucuda beklenti oluşturuyor. Soseki romanın sonunu okuyucunun hayal dünyasında bitirmesini istemiş demek ki.
100 yıldan fazla olmuş bu roman yazılalı. Teknik ve konu bakımından bizim zamanımızdan bile ilerde sayılabilecek bir yapıt.
104 syf.
·3 günde·7/10
Kitabın adı gibi bir adam, bir kedi ve iki kadını anlatan bu öykü, gündelik hayatımızda hergün yaşadığımız tüm o monotonluğun aslında bizi nasıl şekillendirdiğini görmemizi sağlıyor. Başlarda biraz ağır ilerlese de konusu geçen aileye iyice alışıp evin içerisinde dolaşmaya başladıkça nasıl bittiğini anlayamıyorsun. Öykünün bitişi açıkçası beni hiç tatmin etmese de genel olarak başarılıydı.
104 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Kitabı okuduğunuza asla pişman olmayacaksınız hem eğlenceli hem eğitici hem üzücü ama lili yi özleyeceğim.
Nazlı kar’dan sonra okuduğum ikinci kitabı oldu tanizaki’nin daha sırada naomi var.
168 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Harika bir kitap okudum. Kurgu ve hikaye çok hoşuma gitti. Kesinlikle filmi yapılmalı. Kitabın son sayfasına kadar bir solukta okudum. Tugberk'in hikayesi konu itibariyle farklı olması beni daha çok etkiledi. Tugberk'in bir sabah gördüğü rüya ile hayatında yaşadığı olaylar değişir. Daha da spoiler vermeyeyim. Mutlaka okuyun derim. Sizce ikinci bir şans verilmeli mi?
104 syf.
·Beğendi·5/10
Bir kedinin etrafında oluşan trajikomik bir mini öykü... Anlatımı Japon Edebiyatı sadeliğinde ama açıkçası biraz sıkıcı geldi bana okurken.Çünkü herhangi bir yükseliş ve heyecan yaratan unsur yok kitabın içerisinde.Okurken bir insanın kedi sevgisi nerelere kadar varabilir onu görebilirsiniz.
288 syf.
·10/10
Şuan bu kitap hakkında ne söylersem söyleyeyim yetmeyecekmiş gibi hissediyorum. Bu kitabı 15 yaş üstü herkese öneriyorum. Şu ana kadar birsürü kitap okudum fakat böylesine ilk defa rastlıyorum. Kitap başta kapitalizmi konu alarak aşkın ne denli bir hayat sunduğunu güçlü bir şekilde anlatıyor. İyi okumalar ;))
104 syf.
·4 günde·2/10
Kitap bence bir zaman kaybı. Kitabı bitirdikten sonra şu soruları kendinize soruyorsunuz "şimdi ben ne okudum" "neydi bunun anafikri". Benim gibi kedilere aşırı bir ilginiz yoksa hiç kitabı okumayın.
100 syf.
·3 günde·8/10
Hayvanları insanlardan daha çok seviyorum bu artık su götürmez bir gerçek ama neden mi? Çünkü hayvanlar insanlar gibi fesat, düzenbaz, içten pazarlıklı, entrikacı değil bu kitap da bunun kanıtı...
Jaguar yayınları İzmir kitap fuarında stand açmadığı için enternasyonal fuarından almıştım bu kitabı ve Tanizaki'nin okuduğum ilk kitabı ama asla son olmayacak çünkü bayıldım. Öyle güzel yazmış ki okuyucuya yansıtmak istediği tüm duygu geçişlerini kalpten hissettim.
Kitaptaki ne kadınları ne de adamı sevdim Kedi Lili'yi sevdiğim kadar. Tamamen kendi içten duygularıyla hareket eden muhteşem bir canlı.
Jaguar yayınları çevirisini çok beğendim, yazarın yayınevinden çıkan diğer kitaplarını da alacağım. Bir Kedi, Bir Adam, İki Kadın Cuniçiro Tanizaki
216 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Soseki’nin okuduğum ilk kitabı, açıkçası kitabın içine girmedem, dili beni çok sarmadı. 1900 lerin başında zengin bir ailenin çocuğunun evden kaçıp madenci olma hikayesi. Madenciliği anlatmasada maden ortamını ve sınıf farklılığını hissetmemizi sağlıyor. Kitap günlük gibi anlatıcının ağzından ilerliyor, madene hiç gitmemiş birinin bu kadar ayrıntılı yazabilmesi çok başarılı. Kitabın sonundaki Murakami’nin sonsözünü muhakkak okunmalı.

Yazarın biyografisi

Adı:
Sinan Ceylan
Unvan:
Çevirmen, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 602 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 349 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.