Yazar
Sinan Ceylan

Sinan Ceylan

Yazar
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
7.8
539 Kişi
1.293
Okunma
7
Beğeni
398
Gösterim
Nursemin Doğan
Saklambaç Oynayalım mı?'ı inceledi.
272 syf.
·
3 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
SAKLAMBAÇ OYNAYALIM MI? “Seven için sevdiği, ekmekti, suydu, havaydı. Yağmurda korunacak dam, fırtınada sığınılacak liman, uçurumda tutunacak dal, güneşte saklanılacak bir çınar gölgesi…” “Ne olursa olsun verdiğin sözleri mutlaka tut. Ya da tutamayacağın şeyler için asla söz verme. Bu onurlu, şerefli ve haysiyetli biri olmak için gerekli olan en önemli unsurdur.” “Yeni başlangıçlar, eskilerin üzerine kalın bir örtüdür.” Veli, Yaşar, Necla, Salim dayı (bakkal), Niyazi (Berber), Naşide teyze, Kazım dayı, Nurten teuze, Nedim, Yılmaz Avcı, Hasan (Kanca) amca, Müslüm efendi, Seyfi, Ali Turşucu (polis memuru), Nuriye, Necip Kurt, Havva, Kürşat, Kemal Güldüren (kayıp dayı), Kadir (polis), Keriman (yurt müdiresi), Kamil bey, İhsan (doktor), Enis, Nazmi, Harun, Ragıp (yurt görevlisi), Şaban, Mehmet abi (usta başı), Tuncay bey (fab. Sahibi), Sülüman (bakkal), Sakine, Şeref, Fasıl, Halis (Ankara emniyet), Nurettin (yurt müdürü), Tacettin, Serdar, Raziye nine, Ramiz bey, çırak Tuncer, Feridun ve Serhat ile gerçek yaşanmış hikâyede beraber yol aldık. Bu kadar çok karakter olmasına rağmen eseri okurken insanın kafası karışmıyor. İlk sayfalarda mahalle çocukları ile saklambaç oynarken saklandıkları yerde Yaşar ve Necla’nın yaptığı eylem hiç hoşuma gitmedi. Mahalledeki cenaze nedeniyle herkesin radyo ve tv leri kapatıp yas ilan edilmesi benim çocukluk dönemimi hatırlattı. Ancak o yıllarda bu konulara önem veriyorlardı, şu anki yıllarda kimse umursamıyor bile… bir baş sağlığı verip yaşamına devam ediyor… Yurtta Ragıp’ın yaptıklarını okuyunca kanım dondu resmen… içimden ne küfürler ettim… biraz dıştan da etmiş olabilirim. Ne kadar pislik biriymiş midemi bulandırdı… Öylelerine ne yapılacağını buradan söylemek istemiyorum. Kitabı okuyanlar ne demek istediğimi anlamışlardır… Radyodaki arkası yarın kuşağı sesli roman kısmı hoşuma gitti. Annemler anlatırdı çok dinlerlermiş. Birkaç defa bende bir radyoda denk gelmiştim 90’lar da. Şu anda da bu uygulama var mı bilmiyorum. Enis, Nazmi, Harun, Ragıp, Şaban ve Yaşar arasında yurtta yaşananlar sonrasında aralarında ne güzel bir dostluk oluştu. Onların yaptıklarını kardeşler bile birbirine yapmaz. Birbirine destek olmaları, teselli vermeleri, birbirine sıkıca bağlanmaları takdir edilecek şekildeydi. Mehmet ustanın da onlara ağabeylik yapıp her şeyi ile ilgilenmesi, kendi çocukları gibi sahip çıkması ne güzel bir mutluluktu. 12 Eylül askeri darbe – 12 Eylül ihtilali ne kadar kötüymüş, o dönemde yaşananlar, suçsuz insanların bile soruşturma için alınıp kayıplara karışması, gördükleri işkenceler kanımı dondurdu… Yaşar’ın yıllar sonra Necla için mahallesine giderken adres sormak için polislerin yanına gittiğinde olanlara anlam veremedim. Dinlemeden alıp götürülmesi ve sonrasında yaşanılan acılara çok üzüldüm. Sonrasında salındığında başına gelen kötü olay sonrası sağlık durumunun çok kötü olmasından dolayı onu bırakanlara hiç iyi şeyler demedim… Hastanede karşılaştığı kişiye yılların birikiminde dolayı sitemle içini boşalmasından sonra olayların gerçek yüzünü öğrendiğinde içim kötü oldu. O kişinin evine gittiğinde sarf ettiği sözler sonrasında boğazım düğüm düğüm oldu… Eserin sonlarında Feridun’un bıraktığı mektubu okuyunca tüylerim diken diken oldu birden aboww dedim… Yaşar’ın aldığı bilgiler sonrası umutlarının yeniden yeşermesini o anda ben bile hissettim. Yaşar’ın Necla’ya olan aşkı nasıl bir aşktı öyle, bu yüzyılda onun binde biri bile yok. Kimse birbirine sadık değil ve artık her şey çıkar dünyası olmuş. Yazarımızın eline yüreğine sağlık diyorum. Eseri okurken tüm duyguları okuyucuya hissettirmesi güzeldi. Okurken eserin içinde kayboldum adeta, anlatımı o kadar akıcı olmuş ki kitabı elimden bırakamadım ve kısa sürede nasıl bitti anlayamadım. Yazarımızı tebrik ediyorum ve nice güzel eserler ile yeniden buluşmak dileğiyle… #sinanceylan #saklambaçoynayalımmı #okudumbitti Sinan Ceylan Sinan Ceylan Eserleri A_SIR KİTAP Yayinevi #asırkitap
Saklambaç Oynayalım mı?
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
11
Duygu Songül Kahraman
Atatürk'le Yeniden Başlamak'ı inceledi.
368 syf.
·
Beğendi
·
10/10 puan
Atatürk'le Yeniden Başlamak
ATATÜRK'LE YENİDEN BAŞLAMAK SİNAN CEYLAN SAYFA SAYISI: 362 KİTAP YORUMUM: Yıl, eski tarihe göre 2426; Atatürkiye takvimine göre ise 5... 3. Dünya savaşının verdiği tahribat ile insanlık adına yaşanmaması gereken her şey yaşanmıştı. Yeniden yapılanma yaşanırken sıfırdan başlamanın ağırlığı insanlığı çok üzerindeydi. Yiyecek, giyecek hatta su bile bulamadıkları dönem oluyordu. Kalan bir çok insan ise minik topluluk ile ayakta kalma mücadelesi veriyor, bir ayakkabı, bir lokma ekmek adına türlü cinayetler işleniyordu. Sapkınlık, tecavüz ve bir çok insanlığa yakışmayan her eylem meşru kılınmış gibi devam ediliyordu. Artık ne elektrik vardı ne de teknoloji adına bilgi alabilecekleri bir merci. Minik yapılanmaların bir çoğu bu süreçte insanlıklarından vazgeçtikleri için yok oldular. Oysa İzanaği'nin topluluğu gitgide güçlenmek ile birlikte sevgi, hoşgörü,adalet ile ayakta kalıyor ve bir çok topluluğu da kendine katarak sürekli kendilerini geliştiriyorlardı. Yönetimde olmanın ağırlığı İzanağı sürekli öğrenmeye ve kendini öğretmeye mecbur bırakıyordu. Bu yeniden yapılanmanın ismi ise MUSTAFA KEMAL ATATÜRK yönetim anlayışı ve devrimleriydi. Kitabı okurken nasıl gurur duydum bilemezsiniz. Ancak Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk'ün bizlere öğretileri, bıraktığı miras bu kadar güzel anlatılabilirdi. Bize bıraktığı o büyük mirası kendilerine rehber seçtiler ve yollarına her sorun çıktığında o mirası okuyarak büyüdüler. Yeniden başlamak için en büyük güç vicdani sorumluluktu. Onlar vicdani sorumluluk ile hareket ederken hiç bir dini alet etmediler yönetimlerine. Tek önlerini gösteren rehber Mustafa Kemal Atatürk'ün yaptıkları, bize bıraktığı mirastı, Nasıl gurur duydum kitabı okurken. iyi ki Mustafa Kemal Atatürk çocukları olarak dünyaya geldik. İyi ki değerli yazarım böyle güzel bir eser hazırlayıp bizlere sunmuş. Kitapta kadına verilen öneme de değinilmiş. Onlara saygının en üst seviyeye gelmesi, üst mercilerde de görevler verilmesi, "sadece kadın yemek yapan çocuk bakan değildir" fikir anlayışı çağdaş ışık kentinin temellerini oluşturdu. Onlar milletini korkutarak, zor kullanarak değil adalet anlayışını benimseyerek büyüdüler ve insanlık kazandı. Aile kurmanın önemi de çok güzel anlatılıyor kitapta. Kadın üremek için kullanılmaz. Kadın aile kurmak ve sevgi anlayışının, çocuklar ile bütünleşmesi ile de daha güçlü sevgi dolu bir ortam oluşturulur. Evlilik ise çok kutsaldır. Orada aldatmanın harfi bile geçmez. Öyle bir yapılanma ki kitapta anlatılan kadın her yerde ve yetenekleri ölçüsünde vatanına, ülkesine yararlı bir birey olarak yetiştiriliyor. Okumanın, okutmanın, yazmanın önemine de değinilmiş kitapta. Eğer okuma ve yazma bilmeselerdi Atatürk'ün gönderdiği mirastan yararlanamayacaklardı. Eğer kitap okumazsanız, öğrenmeye çalışmazsanız korku tohumları dökülür üzerinize. Beden olarak kim güçlü ise, onlar kazanır. Yeniden yapılanma yapılırken üzerlerine giyecek kıyafetleri bile yoktu. Şu an bizlerin kıymetini bilmediğimiz bir çok şeye muhtaçlardı. İnsanlığı dünyanın kıymetini bilmeyerek 3. dünya savaşından sonra şu an bırakamadığımız teknoloji adına bir şey kalmamıştı. Aslında yazarımızın ben öngörüsünün yüksek olduğunu düşünüyorum. Eğer dünya bu yapılanma ile şu an ki halinde devam ederse gelecekte yaşayacaklarımızı ele almış yazarımız. Emin olun öyle bir yapılanma da hiç kimse yaşamak istemezdi. Ama yeniden Mustafa Kemal ATATÜRK ilkeleri ile yeniden yapılanma ile oluşan ATATÜRKİYE 'de bir çok insanın yaşamak isteyeceğini düşünüyorum. Çünkü onun adı adaletti, insanlıktı, şefkatti. sevgiydi, onurdu. İnsana dair ne varsa orada fazlasıyla vardı. Onların tek derdi huzur içinde yaşayacakları bir yapılanmaydı. orada koltuk sevdası, para gücü yoktu. Orada her şeyin üzerinde olan güç koşulsuz sevgi vardı. Saatlerce yazabilirim bu kitap için. Kaleminize sağlık değerli yazarım. Siz hep yazın. DUYGU SONGÜL KAHRAMAN
Atatürk'le Yeniden Başlamak
OKUYACAKLARIMA EKLE
6
Nursemin Doğan
Atatürk'le Yeniden Başlamak'ı inceledi.
368 syf.
·
5 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
ATATÜRK’LE YENİDEN BAŞLAMAK “Mustafa Kemal; sadece bir komutan, devlet adamı veya düşünür değildi; o ışıktı, özgürlüğün ta kendisiydi…” “Dört asır sonra hâlâ insan olunamamışsa yanlışlardan hiç ders alınmamış demektir. Çünkü gerçekler zaman geçse de değişmez.” "Yarınları sağlam temeller üzerine inşa etmek için, Mustafa Kemal düşüncelerinin evrenselliğini anlamak ve görmek yeterli…” “Mustafa Kemal, kendi döneminin değil, tüm dönemlerin lideri ve düşüncesiydi. Beyinlere ve yüreklere kazılan bu isim, son nefeslerine kadar zihinlerinden silinmeyecekti.” İzanagi, Thomas, Deniz, Yorgo, Albert, Çiçek ana, Hasbi, Frank, Güneş, Necad, Paco, Lee, Vera, Monika, Veronica, Paul, Turgut, Mark, Umut bebek, Rebeca, Raha, Kevork, Robert Doyle, Mehmet Keskin ve John Bristol ile çok farklı bir yolculukta beraberdik. Üçüncü dünya savaşı sonrası yok edilen bir dünyada varoluşun temellerinin, tekrar 2426 yıllarında bile Mustafa Kemal fikirleri ile atılması güzeldi. Nutuk kitabının onlara yol göstermesi, asırlar sonrası bile yine Atatürk’ün fikir ve düşüncelerine saygı duyup uygulamaları güzeldi. Çok farklı bir eser sunmuş yazarımız bizlere. Yalnız eseri okurken ortalarında biraz sıkıldım. Belki yorgunluktan, belki de tarih okumayı sevmiyor oluşumdan. Eserde işlenen, kış sonrası denizden gelen atık maddeleri için bahsedilen satırlar güzeldi. Biz insanoğlu çevreyi hiç düşünmüyoruz… İzanagi ve yaşadığı toplumun hayatla mücadele ederken her şeye sıfırdan başlamasını okurkenü, satır satır Atatürk sevgisini okumak harikaydı. Atatürk’ü görmeden onu kitaplarda tanıyarak yüreklere işlenmesi nasıl muhteşem bir güzellikti. Yazarımızın yüreğine sağlık ve nice yeni eserlerde buluşmak dileğiyle… #sinanceylan #atatürkleyenidenbaşlamak #okudumbitti Sinan Ceylan #efsusyayınları
Atatürk'le Yeniden Başlamak
OKUYACAKLARIMA EKLE
9