Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
2017
İlk Yayın Tarihi:
26 Kasım 2009
Yayınevi:
Maya Kitap Yayınları
Orijinal Adı:
三四郎 [Sanshirō]
Orijinal Dil:
Japonca
Orijinal Ülke:
Japonya
ISBN:
9786059902762
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·272 syf.··
2023 19. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mart 2023 00:00
Bu inceleme, sadece Sanşiro romanı ile sınırlı olmayıp, Soseki’nin hayatına, külliyatına ve fikriyatına dair pek çok mevzuyu kapsayacak şekilde yazarın romanlarında da umumiyetle odak noktası olan Doğu-Batı düalitesinin perspektifiyle değerlendirilip öyle ele alınacaktır. Natsume Soseki 6 Şubat 1867 (tavşan) yılında, bir yıl sonra Tokyo adını alacak devrin başkenti Edo’da doğar. Natsume ailesinin altıncı çocuğu olarak dünyaya gelir ve daha iki yaşına basmadan evlatlık verilir. Evlatlık verildiği çiftin boşanmasının ardından sekiz yaşındayken tekrar doğduğu eve gerçek anne babasının yanına döner. Bu arada, öz annesiyle babasını ninesi ve dedesi olan bilmektedir; ta ki evdeki hizmetçileri kendisine gerçeği ifşa edene dek… Buna ilişkin yazarın yazısı Cam Kapının Ardı‘nda çocukluğuna ait şu diyalogla birlikte geçmektedir: “Dedeniz ve nineniz olduğunuzu düşündüğünüz o insanlar sizin gerçek anne ve babanızmış küçük bey! Az önce onları konuşurlarken duydum. Bu evi, doğduğunuz ev olduğu için bu kadar çok sevdiğinizi düşünüyorlar. Bunları bilmeniz gerektiğini düşündüm, ancak lütfen benden öğrendiğinizi kimseye söylemeyin. Anlaştık mı?” dedi. O an tek bir cümle fısıldayabildim: “Kimseye söylemem!” Kalbimdeyse bir çağlayan coştukça coşuyordu. Gerçekten çok mutlu olmuştum. Bu mutluluğumun sebebi gerçekleri öğrenmem değil, hizmetçi kızın bana merhamet edip bunları anlatmasıydı. Ama ne yazık ki, bana bu iyiliği yapan hizmetçinin adını da yüzünü de hatırlamıyorum. Tek hatırladığım o sıcacık merhameti…” (s.12) Natsume Soseki 1906 Nisan’ında Hototogisu adlı edebiyat dergisinde tefrika edilmeye başlayan ikinci romanı
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
~~~NatsumeSosekiKülliyatı~~~
8/10
·272 syf.··
2022 383. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2022 14:43
Külliyatını bitirmek istediğim 1yazar olan Natsume Soseki bitince de çokça üzüleceğim için çevrili kitabı da az olunca yudum yudum okuduğum yazardır :))) HerYıl1Soseki gibi okuyorum geçen yıl yine bu zamanlar okuduğum Küçükbey yazara başlangıç için en ideal kitabı bence, ona da bayılmıştım fakat hala en sevdiğim kitabı Gönül dür, hala sanki yediğim 1tekme gibi zihnimde kazılıdır... Soseki'nin en sevilen kurgu eserlerinden biri sayılan "Sanşiro", genç Sanşiro'nun Tokyo ile üniversite eğitimi için tanışma serüvenini anlatır, her defasında şaşırdığı durumlar ve toplumsal gerçekleriyle... Sürekli hareket halindeki 'gerçek dünya' ile ( bu gerçek dünya ise benimki ne, benimki gerçek ise bu ne), """"Kendi dünyası ile gerçek dünya, birer kenarlarıyla yan yana gelmiş olsalar da, halen kesişmemişlerdi""" kadınlar ve üniversite deneyimleri için uyku halindeymiş gibi olduğu kırsal bölgeden ayrılan gencin Tokyo'da karşılaştığı insanlar üzerinden çok güzel vurguları ile dönem şehir ve kırsal hayat içindeki insanlık hâllerini anlatır... Soseki'nin ara ara serpiştirdiği mizah ile Sanşiro'nun masumiyetine dair farkındalığı arasındaki ince çizgiye çok güzel değinen Soseki, yine dönem hayat şartları ve duruşunu anlatan etkileyici 1kitap olmasını sağlamıştır... Sanşiro ayni zamanda sosyal ve kültürel yorumlara da vurgular yaparak utangaç, dünyevi uğraşları olmayan genç 1öğrencinin gözlerinden Tokyo'nun hareketli metropolüne açılan kapı gibi olup, kendi çelişkileri içinde edebiyat üzerinden güzel kitap örnekleri de sunarak evlilik, toplumsal unvan, etiketler ve açık ifadeleri ile güzel 1donem kitabı sunar fakat sonra anlarız ki çobansız koyunlar misali, """Dünyanın neresinde olursa olsun, kusuru olmayan toplum yoktur""" Çok çok severek okudum yine.
Edebiyat
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
10/10
·272 syf.··
2025 67. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 22:22
Sanşiro, ilk bakışta Tokyo’ya gelen taşralı bir gencin hikâyesi gibi görünse de, aslında insanın iç dünyasında olup biten sessizliği, çekinmişliği ve yaşanmamışlıklarını anlatan çok incelikli bir roman. Romanın kahramanı Sanşiro, çoğu zaman hayatın merkezinde değil, kıyısında konumlanmış halde. İnsanların, duyguların, ilişkilerin içinde dolaşıyor; görüyor, fark ediyor, hatta sezgileri çok güçlü… Ama adım atamıyor. Soseki’nin yarattığı bu “gözlemci” hal, yogadaki şahit bilinci gibi değil. Yogik şahitlik, uyanıklık ve katılımın içsel dengesi iken; Sanşiro’nun gözlemciliği daha çok: tereddüt, geri çekilme, hayata dokunamama, olasılıkların farkında olup onları kullanamama gibi bir yerde duruyor. Roman boyunca okur, Sanşiro’nun adım atabileceği noktaları görüyor. Her şey mümkün: bir duygu filizlenebilir, bir ilişki başlayabilir, bir cesaret gösterisi onu dönüştürebilir. Ama Sanşiro hep bir adım geride kalıyor. Ve hikâyenin hüznü tam olarak burada doğuyor: “Olasılıkların sonsuzluğu” ile “atılmayan adımların ağırlığı” arasındaki boşlukta. Sonunda karakterin başına kötü bir şey gelmiyor. Hayatı bir çöküşle sonuçlanmıyor. Ama okurda hafif bir sıkışma, bir iç çekiş kalıyor: Yaşanmamışlıkların bıraktığı o ince sızı. Soseki, 1908’de yazarken sanki modern insanın bugünkü hâlini görmüş gibi. “Abest teşhirciliği” ifadesiyle insanların kendi kusurlarını sergileme eğilimini eleştiriyor; ama Sanşiro’da bunun tam tersini, içe kapanmış, sergilemeyen ama yaşayamayarak tükenen bir dünyayı gösteriyor. Bu nedenle Sanşiro, yalnızca bir gençlik romanı değil; insanın kendi içine sıkışmışlığının, adım atma korkusunun ve hayata temas edememenin sessiz bir portresi. Ve belki de en etkileyici yanı, tam bu sessizliğin içindeki gerçeklik.
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
Çağının ilerisinde
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2020 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 16:49
Yazar Natsume Sōseki 1867 doğumlu modern Japon romanının temsilcilerinden. İlk eseri 1887’ de yazmış. 1908’ de tefrika etmeye başladığı Sanşiro romanı ilk okuduğum eser. Yazıldığı tarihe dikkat çekmek isterim. 20. Yüzyıl başları! 1916 da 49 yaşında mide ülserinden yaşamını yitiriyor. Bu duyarlılık ve 20. yüzyılın siyasi, ekonomik, düşünsel ortamında depresyon ve psikolojik sorunlarla yüzleşen bir yazar. Geleceğe dair öngörüleri en çok dikkatimi çeken yönü oldu. 1900 lerde yazdığı eserinde varoluş ile ilgili sorgulamaları onun çağının ilerisinde bir yazar olduğunun en büyük kanıtı. Bu yüzden belli de 2000 li yıllarda dünya çapında ün kazanıyor. Bu yönüyle de tam varoluşçu bir yazar. Kitaba gelecek olursak: Sanşiro Japonya’nın küçük Kumamoto şehirinden Tokyo’ ya üniversite okumaya gidişi ile başlıyor. Tren yolculukları yaşadıkları. Daha sonra Tokyo’ da üniversite yaşamı bulunduğu ortamlar, arkadaşlıkları ve olmazsa olmaz aşk ile devam ediyor. Konular sıradan ancak anlatım ve kurgu - yazıldığı dönemi de göz önünde bulundurursak- çok dikkat çekici. Tokyo’ da yaşamın zorlukları, küçük ve fakir bir kasabadan gelen bir gencin yaşadıkları. Romandaki karakterler Yojiro bilgisi, yaptıkları, çevresi ile tam bir üniversite öğrencisi. Sanşiro’ nun onun yanında kendini eksik hissetmesini çok güzel vermiş. Mineko ve Yoşiro zengin, şımarık ibsen karakterleri. Hirato Hoca bir lise öğretmeni ama felsefe ve sorguları ile sohbetlerin vazgeçilmezi. kıymetinin bilinmediği hakettiği yerde olmadığı konusuna değiniliyor. Romanın edebiyat ve felsefe ile ilgilenen alim karakteri. Nonomiya, Fen alanında araştırmalar yapan romanın bilim adamı karakteri. Bay Haraguçi Avrupai ressam karakteri. Sōseki bu farklı karakterleri çok güzel bir araya getirmiş. Her birinin karakterlerine uygun konuşmaları
Edebiyat
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
8/10
·272 syf.·
2021 41. kitabı
✍DİPÇE : Soseki denince akla ilk gelen,  Meiji Dönemi ve Batılılaşma süreci oluyor haliyle. Bu sancılı dönemde yaşaması ve dönemin sadece edebiyatıçısı değil güçlü bir mütefekkiri olması da yarattığı tüm eserlerin özgünlüğünde kendini gösterir. Evet, Soseki okuru,  onun eserlerinde konu tekrarı yaptığını kalıp metaforlar, ortak izlekler sürdüğünü düşünebilir. Ana sancının;  Batılılaşma ve gelenek çatışması, batıyı aynen kabul etmeme onu sindirme çağrısı olduğu muhakkaktır. Fakat 100 yılı aşkın sürede; yarattığı kahramanların  duygu kırıntılarında ve hep aynı yerden çelmelenen okur, onun gerçek bir öncü olduğunu kabullenir, modern insanın onun sessiz ve kırılgan kalemine sığınma nedeni budur. Sanşiro karakterinde, edilgen yapısıyla (Murakami onu gözlemci karakter olarak niteler) içimizdeki taşralı uyanır. Onun durgunluğunda, belki beceriksizliğinde, derinlerimizde gizlediğimiz kaybedişlerimiz kıpırdar. Taşra, romanda gerçek mekandır (Kumamotoluyum, der sıkça. Bu aynı zamanda ilkelliğin adresidir.) Sanşiro 23 yaşında Tokyo'ya üniversite okumaya gider.Mental yetkinliği yüksek olan bu genç ne var ki Kumamotoludur, eserin ilk vurgusu budur.Taşra  ve büyük kent. Toplumsallıktan bireyselliğe geçiş. Birçoğumuzun hikayesi gibi küçük kasabamızdan okumak için taşındığımız büyük kent serüveni. Ya da büyük kentte olmasına rağmen içinin taşrasıyla yüzleşen bireyin hikayesi. Bu anlamda baktığımızda hâlâ geçerliğini koruyan bir duygu durumdur. (Meslek hayatımda Türkçesini anlatım bozukluğundan kurtaramayan ancak muazzam mantık muhakemesiyle gözleri ışıldayan onlarca gencin, içindeki taşrayla mücadelesine şahit olmuşumdur, onların duygusal savaşlarında unufak olan gönül yıkıntılarını yerden toplayıp zeka fışkıran gözbebeklerine yüklemeyi denemişimdir, fakat biliyorum ki insanın gerçek
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 24. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Ekim 2025 18:13
Natsume Soseki’nin Gönül kitabını çok beğenerek okumuştum ve hatta güzel de bir inceleme videosu çekmiştim. #heraybirjaponklasiği okuyorum ve önce Soseki’nin elimdeki kitaplarına yer vermek istedim. Geçen ay Sanşiro’yu biraz yüksek bir beklentiyle okudum ama sonu pek iyi olmadı. Haruki Murakami “Sanşiro, benim en sevdiğim kitaplardan biri.” demiş. Belki Japon okur için çok şey ifade edebilir ve belki anlayamadığımız bir derinliğe sahiptir onlar için. Bilemiyorum gerçekten… • Bu kitap yazıldığı dönem için bir anlama geliyor da olabilir. Taşradan üniversite okumak için kente gelip şehir hayatına uyum sağlamaya çalışan bir gencin gündelik yaşamına mercek tutuyor yazarımız. Köyden şehir hayatına geçişte bir uyum sorunu, içsel çatışmalar, çevresel çatışmalar ya da en basitinden bunu yaşayan bir gencin yoğun duygularına ve düşüncelerine belki yalnızlığına şahit olmamız gerekir; ya da köyden çıktığı için daha olumlu bir açıdan bakarsak coşku, heyecan, arkadaş canlısı davranışlar ve birçok yönden buna benzer deneyimlerin yansıtılmasını bekleriz. Bu doğal beklentinin aksine aşırı durağan ve tepkisiz bir karakterle hatta karakterlerle beraberiz kitapta. Bir köy - şehir çatışması ya da bu göçle değişen bir hayatın hikayesi değilse, neyin hikayesi bu ? • Kitapta herhangi bir olay örgüsü yok. Sıradan bir gündelik yaşamın içinde sıradanlığı ve her şeyde sadeliği salık veren cümleler, diyaloglar, ilişkiler silsilesi… Tutkuları, ilgi alanları, hedefleri olan, bu konuda kendini geliştirmeye adamış karakterler var aslında… Fakat bu karakterler ne bir hikayeye ait olabilmişler, ne de geliştirilmişler. Bazı sorunların yaşanabileceği hissi şöyle bir esip geçiyor satırlar arasında ancak buna hiç gerek kalmıyor. Toz bile uçuşmuyor yani… Uzun bembeyaz bir koridorda yürümek gibiydi bu
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
7/10
·272 syf.··
2023 50. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Eylül 2023 00:46
Eserle ilgili yorumlarımdan önce , biraz Natsume Soseki’nin eseri yazarken içinde bulunduğu, Meiji Döneminden bahsetmek istiyorum. Japonya, ada şeklindeki yapısının da sebebiyle dış dünyadan bir miktar soyutlanmış bir topluma sahipken -ki bunun bir diğer sebebi de 1639’dan itibaren, Avrupa’dan etkilenmenin önüne geçmek için tüm yabancı ticareti yasaklayarak yaklaşık 200 sene sürecek bir izolasyon dönemine girmeleri- ; Meiji Dönemiyle (1868-1912) bu soyutlanmış feodal yapı , modernleşmeye başlıyor. Bu modernleşme, kültür alanında olduğu gibi endüstriyel alanda da gerçekleşiyor. Tarihi kurgu kategorisine koyabileceğimiz kitapta, aslında bu modernleşme kavramının ne kadar başarılı olabileceği eleştirilmiş. Eski Japon yaşayışı ve modernleştirilen Japon yaşayışının birbirine uymayan iki lego parçası gibi hareket edişini, birbiriyle çarpıştıkları noktaları ve bu çarpışmanın arasına sıkışmış olan toplumu da görüyoruz. Avrupa’nın 200 senede geldiği bir noktaya, Japonya’nın çok hızlıca adapte olmasını beklemek zaten absürt olurdu. Daha öncesindeki tüm hayatını bir köyde geçirmiş, üniversite ile birlikte, kendini Tokyo gibi büyük bir şehrin ortasında bulmuş Sanşiro’nun hayatından bir kesiti okuyoruz. Köydeki eski hayatı ile şehirdeki yeni hayatı arasındaki büyük farklara adapte olmaya çalışan Sanşiro, Japon toplumunun da o dönem aynı sorunla boğuştuğunu bize hatırlatıyor. Örneğin okullarda batılı öğretmenler ders vermeye başlıyor, çünkü modern dünyanın okul kitapları Japonca değil. Genel olarak baktığımızda, çok hafif de olsa Dostoyevskivari bir yaklaşımı olduğunu hissettim Soseki’nin. Çünkü o da, biz toplum olarak aslında kimiz ve nereye gidiyoruz sorgulamasına çoğu yerde giriyor.
Edebiyat
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
7/10
·272 syf.··
2021 36. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 20:40
Soseki’den okuduğum ikinci eser olan Sanşiro’ yu Ben Bir Kediyim ile karşılaştıracak olursak daha çok sevdim ancak ömrüm boyunca unutamayacağım bir his bırakmadı gönlümde... Malumunuz Natsume Soseki'nin en büyük derdi doğu batı kültürleri çatışmasıdır. İlk kez 1908 yılında Asahi Gazetesinde tefrika olarak yayımlanan eser, dönemin trendtopic listesinin başını çeken kültürler çatışmasını kapsamlı bir şekilde ele almakla birlikte, Meiji dönemi Japonya'sı ile ilgili olarak da anlamlı bir eleştiri sunuyor. Bu izleği kitabın her kelimesinde bulacaksınız. Japon modernleşmesine ilgi duyan dostların okuması gereken önemli bir eleştiri #Sanşiro . Yazılışının üzerinden bu kadar uzun yıllar geçmiş olması itibarıyla, insanın yüreğine şöyle nokta atışları yapamıyor olsa da eski bir Tokyo’lu (ve eski bir Kyushu’lu olarak) kitapta bahsi geçen semtler ve duygular bende nostalji rüzgarları estirdi. Son olarak eserin Japonca orijinalinden pürüzsüz bir şekilde çevrilmiş olduğunu ve dipnotlarla okuyucuya oldukça detaylı bir okuma deneyiminin sunulduğunu da belirtmek isterim. Emeğinize sağlık sayın Alper Kaan Bilir.
Japon Edebiyatı
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2018 218. kitabı
·
18 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2018 15:26
Sanşiro, okumak için Tokyo’ya giden bir öğrenci. Çevresinde ve kendinde,müdahale olmaksızın gelişen olaylara tanık oluyor. Etkisiz ve sakin kalsa da, bu duruşunun sebebi korkusu değil. Gençliği, deneyimsizliği, büyük şehrin sunduğu uçsuz bucaksız fırsatlar. Ve arka planda hızlı akışıyla Batılılaşma. . Gelenekler ve yeniliklerin bir aradalığı bu eserde sıklıkla ana unsur olarak karşımıza çıkıyor. Giyim kuşam gibi fiziksel değişimlerden ayrı, kadın-erkek ilişkisindeki dönüşümler, konuşma tarzındaki hafifleşme gibi her detay Sanşiro’ yu da sarsıyor. Sōseki ise kelimeleriyle resim yapıyor, damakta ise edebi zevkin tortuları kalıyor.
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma
5/10
·272 syf.··
2021 27. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2021 17:20
Sonunda bitti. Hayatımda okuduğum en ene en temposu düşük, okuma isteğini azaltan kitaptı. Anlatılan konu ne kadar ilginç olursa olsun kitabın yavaş temposu beni benden aldı. Döneminin en iyi kitabı olabilir, ama bana göre değilmiş vesselam...
SanşiroNatsume Soseki · Maya Kitap Yayınları · 2017408 okunma

Yazar Hakkında

Natsume SosekiYazar · 11 kitap
Sōseki Natsume Japon, İngiliz edebiyatı uzmanı ve yazardır. Uluslararası alanda sınırlı çevirileri dışında tanınmasa da, Japon-Rus Savaşı sonrası Japon Çağdaş Romanına damgasını vurmuş en önemli yazardır. Batılı roman geleneği ile Japon geleneksel yazı geleneğini birleştirerek orijinal bir üslup kurmayı başardı. Kendisinden sonra gelen Akutagawa Ryunosuke gibi önemli yazarları büyük ölçüde etkiledi. II. Dünya Savaşı sonrası Kawabata Yasunari, Yukio Mishima ve Kenzaburo Oe gibi uluslararası çapta üne kavuşan yazarların temel kültürel kaynaklarından biri olduğu söylenebilir. Türkçeye Küçük Bey adıyla çevrilmiş olan, önemli eserlerinden Bocchan'da çocukluğunda, yaramaz ve başına buyruk olan bir matematik hocasının taşra kasabasına matematik öğretmeni olarak gidişini ironik bir üslupla anlatır. Bu yapının arkasında ise Japonya'nın batılılaşması ve sömürgeci ülke konumuna gelmesine yönelik ince satirik öğeler gizlenmektedir.