Irvin Yalom'un psikoterapi modalitesinin temelinde varoluşçuluk felsefesi yatıyor olmasına rağmen bu kitap diğer kitaplarına göre daha "yaşam ve ölüm" üzerine gibiydi sanki; daha doğru ifade etmek gerekirse bu kitapta ele alınan hastaların bir çoğu ya yaşından ya hastalığından mütevellit ölüm kaygısıyla daha yakından yüzleşiyor. Beni en etkileyen öyküler "Günübirlik Hayatlar" ve "Geçmişini Kabullenmek İçin Ümidini Yitirmelisin" idi çünkü ikisinde de kendimden yansımalar buldum. Günübirlik Hayatlar'da bahsedilen "Marcus Aurelius-Kendime Düşünceler" okuma listeme eklendi bile. Yalom okumayı seviyorum, yormadan, kafa karıştırmadan, en sevdiğim şekilde, örnekler üzerinden biz insanları anlatıyor.
Yalom ölümü romantize etmez; bu gerçekliği bir tepsiye koyar ve biz insanlara sunar. Evet, ölüm vardır, oradadır. Bu bizi korkutmamalıdır, aksine, onun varlığının farkına varmak şu anımızı daha tadına vararak yaşamamızı sağlamalıdır.