Bonzai // Alejandro Zambra
Zambra’nın "Bonzai"si, üniversite öğrencisi Julio ve Emilia’nın kısa ama yoğun ilişkisi üzerinden, aşkın çok daha ötesinde bir kimlik inşasını konu alır. Bu ilişkiyi ayakta tutan temel direk fiziksel çekimden ziyade edebiyattır. Çift, gecelerini birbirlerine dünya edebiyatından metinler okuyarak geçirirken, bu eserler aracılığıyla kendilerine ait ortak bir dil ve izole bir dünya kurarlar. Ancak bu yapı, anlatıcının en başta vurguladığı gibi bir "aşk hikâyesi" değildir (spoiler vermek istemiyorum).
Yazar, "bonzai" kavramını anlatının merkezine bir metafor olarak yerleştirir. Julio ve Emilia’nın ilişkisi kısıtlı bir alanda —kitaplar ve yatak arasında— büyük bir özenle budanarak büyütülür.
Karakterler, gerçek kimliklerini keşfetmek yerine, okudukları kitaplar üzerinden kendilerince birer "ana karakter" yaratırlar. Farklılıklarını halı altına süpürerek tek bir gövdede birleşmeye çalışmaları, onları gerçeklikten koparan bir "hafiflikten", taşınması imkânsız bir "ağırlığa" sürükler.
#bonzai , edebiyatın insan hayatını hem inşa eden hem de onu kısıtlayan gücünü ustalıkla özetler. Bu eser, fazlalıklarından arınmış diliyle, bir ilişkinin (sadece cinsel yakınlık olmayıp) nasıl hem bir sanat eserine hem de bir yıkıma dönüşebileceğinin bir yansımasıdır.
Değişik…