Puan vermedi·612 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Nisan 2026 02:19 Selam. Bu ayın ilk kitabı Henry James “Altın Kâse” oldu.
#8ayda8tuğlakitapokunur grubumuzun sezonunun son tuğla kitabıydı. 4 aylık bir aradan sonra yeni bir liste ile devam edeceğiz inşallah.
Altın Kâse, nedeyse 'eylemsiz' bir roman olarak tanımlanıyor. Tüm kitap boyunca duygu ve düşüncelerin karakterler tarafından eyleme dökülmesini bekleyerek ve umarak geçiriyoruz. Fakat ne tutkunun ateşi ne aldatmanın hıyaneti apaçık dile getiriliyor. İmaların varlığının hissettirildiği gözlemlenen bir dolu duygu ve düşüncenin tahayyül edemediğimiz kuşku içerisinde bocalayışın karakterler üzerinde amansız düellosu...
Fanny ve Albay önemli karakterler olarak asıl karakterlerin duygu ve düşüncelerine hakim olarak karşımıza çıkıyor. Onların birbirleri ile diyaloglarından kim kimin hakkında ne düşünüyor, nasıl hareket edecek gibi bilgilere daha rahat erişebildik. Fanny'inin stratejilerine ve kendini kurtarma çabaları ne kadar da sinir bozucu olsa da onun anlatımları ile diğerlerinin hislerini daha net kavrıyoruz.
İlk cilt Prens Amerigo, İkinci Cilt ise Prenses Maggie'nin geçmiş ve şimdinin izdüşümleri anlatılır.
Romanda, aldatmanın toplumsal ahlâki boyutu değil insan üzerinde iz bırakan duygusal gelişimi gösterilir.
Baba ve kızının sorunsal ilişkileri (ben bu ilişkiyi Elektra sendromuna çok benzettim) Prensesin babasını evlendirmek istemesi, düşsel dünyalarının altüst olmasıyla ilerde 'eylemsiz' çatışmaların doğması kaçınılmaz olur.
Hayli yoğun bir anlatımla karşılaşmış fakat ilerledikçe temposuna adapte olabildik neyse ki. Beğendiğim birlikte okumaktan keyif aldığım bir eser oldu.
#kitapalıntıları
&“Tercihin buysa, seni aptal da bulabilirim. Fakat belli bir noktaya zorlanan aptallık da, bildiğin gibi, edepsizliktir. Tıpkı edepsizliğin de yüksek zekânın göstergesinden başka bir şey olmaması gibi, değil mi?”
&İnsan vicdan azabının ve ruhundaki eğilip bükülmelerinin kendisini gülünç duruma düşürmeyeceğinden asla emin olamazdı.
&“Bizim de düşünebildiğimizi keşfettikleri andan itibaren, asıl biz onları kurtarmış oluyoruz. Kurtulanlar onlar. Biz ise kaybolanlarız.”