Yazar psikanaliz geleneği içinde özellikle Carl Jung’un Kolektif bilinçdışı kavramından etkilenmiştir aynı zamanda bir “kantadora” olarak yani hikayeleri toplayan ve aktaran bir anlatıcı kimliğiyle farklı kültürlerden masallar ve mitler derleyerek bu kitabı oluşturmuştur.
Kadınların bastırılmış ama özünde var olan sezgisel, özgür, yaratıcı ve bağımsız doğasını temsil eder. Kurtlarla koşan ifadesi de buradan gelir kadın, kurt gibi sezgilerine güvenen, doğayla uyumlu, gerektiğinde yalnız kalabilen ama kendi gücünü bilen bir varlıktır. Ancak modern toplum kadının bu yönünü bastırmaya eğilimlidir. Yazar’a göre kadınlar zamanla iç seslerini, sezgilerini ve doğallıklarını kaybeder bu kitap ise o kaybedilmiş özü yeniden hatırlatmayı amaçlar yalnızca anlatı olarak değil, aynı zamanda psikolojik semboller olarak ele alır.
Benim de etkilendiğim üç masalı biraz açıklamak istiyorum.
Mavi sakal, kadının içsel sezgilerini bastırmasının tehlikelerini anlatır. Hikayede yasaklı odaya girme arzusu, aslında gerçeği bilme isteğini temsil ederken mavi sakal figürü hem dış dünyadaki tehditleri hem de kişinin kendi içindeki karanlık yönleri simgeler ve masal üzerinden, kadının iç sesine güvenmesi gerektiğini vurgular.
Diğer tema, toplum tarafından uygunsuz ya da fazla olarak görülen kadın özelliklerinin yeniden değerlendirilmesidir. Kirli tanrıçalar olarak ifade edilen bu yönler öfke, tutku, bağımsızlık ve sınır koyma gibi özellikleri kapsar. Burda da özellikler bastırıldığında zarar verici hale gelir, ancak kabul edildiğinde kadının gücünü oluşturur.
Çirkin Ördek Yavrusu ise aidiyet ve kimlik teması üzerinden okunur. Kendini bulunduğu yerde yabancı hisseden bireyin aslında yanlış yerde olduğunu, özünde bir eksiklik bulunmadığını anlatır. Bu masal, özellikle kendini uyumsuz hisseden kişiler için derin bir anlam taşır.
Okuru pasif bir okuyucu olmaktan çıkarıp içsel bir yolculuğa davet etmesidir. Her masal, okuyucunun kendi hayatıyla bağlantı kurmasını sağlar. Bu nedenle kitap, tek seferde tüketilecek bir metin değil zamanla tekrar tekrar okunarak farklı anlam katmanları keşfedilecek bir eserdir. Her okunuşta yeni bir farkındalık ortaya çıkar kimi zaman bir yara fark edilir, kimi zaman ise gizli kalmış bir güç açığa çıkar.
Sonuç olarak bu eser, klasik bir kişisel gelişim kitabından çok daha derin bir yapıdadır. Okura hazır cevaplar sunmak yerine, onu kendi iç dünyasına yönlendirir. Yazar’ın yaklaşımına göre gerçek dönüşüm, dışarıdan öğrenilen bilgilerle değil, insanın kendi içinde zaten var olan bilgeliği hatırlamasıyla gerçekleşir.