Masumiyet Müzesi İnceleme
Belki de herkesin yaptığı yorumdan daha farklı bir yorumda bulunacağım.
Bu bir aşk romanı değil.
Bu takıntılı bir erkeğin beyninin içini görebileceğimiz ve parasıyla herkesi satın alabilecek bir insanın bakış açısı. Ve adamın bu bakışa sahip olduğunu bilen bir kızın istediklerini elde etmek için bu adamı nasıl kullandığının romanı.
Hayat istediği yönde gitmeyip karşı taraf direnince de bunun çekiciğine kapılıp avını bekleyen bir avcı gibi pusuda bekleyen ve kullandığı taktiklerle avını sürekli takip eden ve köşeye sıkıştıran bir erkek. Avcı olduğunu düşünmesine izin veren ve elindeki imkanlarla kendisine hayat inşa etmeye çalışan bir kadının hikayesi.
Kimse birbirine dürüst değil. Paranın burada huzur getiremeyeceğini, sadece kafanın içindekilerle huzur bulabileceğini hissettiren bir kitap. Kaldı ki “zengin insan dramı” olan paranın huzur getirmeyeceği inancına da katılmıyorum.
70’lerdeki ve 80’lerdeki İstanbul ve İstanbul zenginlerinin yaşayış tarzını yakından görüyoruz çünkü Orhan Pamuk da bu tarz bir hayat içinde yetişmiş ve buna aşina olan bir yazar. Kendi aşinalıklarını da bize aktarmada ve bir hikaye ortaya çıkarmada başarılı olmuş.
Fakat unutmamak gerek ki bu bir aşk romanı değil. Kendi aşk hayatınız için örnek alınacak bir hikaye olduğunu düşünmeniz beni üzer. Zira Kemal gibi insanların yaptığı şeye taciz denir.