Son zamanlarda okuduğum en etkileyici kitaptı. Kısacık ama her satırında inanılmaz bir duygu aktarımı var. Acıyı, kaygıyı, korkuyu, yası bu kadar az sözcükle böylesine başarılı anlatabilmek bence büyük bir başarı. Söz büyücülüğü gibi adeta. İnanılmaz gerçekçi. Söylenelerin ardında kalan söylenmeyenler, sessizce atılan çığlıklar, aile olmanın ardına sığınılarak yapılan doğruyu gösterme çabalarının anlamsızlığı, boş sözler, havada kalan duygular, göz ardı edilen acılar, yok sayılan düşünceler… Aile demek elinin altındakilere özgürce hükmedilecek alan sahibi olmak demek değil. Çocuklarının birey olduğuna, senden farklı hissedip yaşayabileceğine sırtını dönmek, onları kendi mutsuzluğunun içine çekmek, inanmadığın ve sevmediğin halde toplumsal kurallar bunu gerektirir diye dayattığın hayatlara mecbur etmek ve sonra da bu çocuk neden böyle uyumsuz demek hiç değil. Ama dünyanın her yerinde aileler birbirine böyle davranmaktan vazgeçmedikleri için benziyorlar. Kolay kolay etkisi geçmeyecek bir kitap, kendiyle ve ailesiyle yüzleşmekten korkmayanlara öneririm.