Puan vermedi·140 syf.····Okunma: 13 Nisan 2026 19:14 Kitap ben hasta bir adamım... kötü bir adamım diye başlıyor.Düşüceleri tarafından esir alınmış hayatta ne birini ne kendini sevmiş sadece onaylanma ihtiyacı güden. Yakınlaşmak isteyen ama yakınlaştığını anladığında kendinden uzaklaştıran bir karakter. Kısacası kaygılı kaçıngan bağlanan bir tip diyebiliriz bence. Kitabın ilk kısmında zaten kendisinin karakter analizini yapmış yani kendisinin farkında olan ama değişime açık olmayan kendini aşağılayan hatta çok fazla düşünen kendisini düşüncelerinin esiri haline getirmiş kendisini hayal dünyasının baş kahramanı ilan etmiş hatta yaşadığı bunca zorluğu atlatabilmesini hayal dünyasında bir kahraman olabilmesine bağlıyor.Basit bir olayı kafasında bambaşka bir olay örgüsüne bağlıyor. Lizayla karşılaşma kısmında karakterin içsel karanlığının dile vuruşunu okuyoruz. Lizaya hayat dersi vermeye çalıştığı kısımda sinirimden çatladım. Hani sen kimsinde bu akılları veriyorsun gibi karaktere bütün öfkemi kustum. Ben karakterin sevdirilmesini güden bir kitap olduğunu düşünmüyorum hatta bence bir insanın bütünüyle düşüncelerine yer vermek karakteri çıplak gözle görülür halde sunmak her yazarın yapabileceği bir şey olduğunu düşünmüyorum. Çünkü bir karakteri kendine yakın hissedememek kitabın okunurluğunu düşüren bir şeydir. Ama Dostoyevski bu kadar nefretlik bir karakteri okuttu. Hepimiz düşüncelerimizi bu kadar net ve açık okunabilir sunsak kaçımız seviliriz onu da bilemem.