·304 syf.····Okunma: 03 Nisan 2026 00:03 1957 lerde Barselonayız.
Rüzgarın Gölgesi kitabından
tanıdığımız Daniel ve Bea çocukları Julian'ı büyütüyor.Yan karakter olsa da kalbimizde taht kuran Fermin evlenmek üzere ve onu tedirgin eden şeyler var.Sempere kitabevinde işler her zamanki gibi stabil.Ta ki yabancı birinin kitabevine gelip Fermin'e bir notla birlikte Monte Cristo Kontu kitabını bırakmasına kadar.
Bu not bizi Fermin'in geçmişine, 1939'lu yıllara, Franco'nun faşist diktatörlük dönemine götürüyor.Suç ve komplo ağlarının kurulduğu karanlık bir
İspanya'ya, Frankocu düzenbazların ortasına düşüveriyoruz.Fermin'in başından geçenleri, Daniel ile yollarının neden kesiştiğini öğreniyoruz.Fermin, bu kitapta ana karaktere dönüşüyor diyebiliriz.Serinin ilk kitabında sadece adını bildiğimiz, Meleğin Oyunu kitabında tanıştığımız, Daniel'in annesi isabel ile eksik parçalar bu kitapla tamamlanıyor.Yine aynı kitapta
tanıştığımız David Martin yeniden karşımıza çıkıyor hem de ne çıkmak.
Unutulmuş Kitaplar Mezarlığı serisinin tüm kitapları örümcek ağı gibi birbirine bağlı.Her kitabını bitirdikten sonra yazara hayranlığım daha da arttı aslında.Böylesine bir ağı örebilmek kolay değil.
Ruhlar Labirentinde taşlar yerli yerine oturacak hissediyorum.
Okumak için sabırsızlanıyorum.
Sevgi ve muhabbetle...