·84 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Nisan 2026 19:47 "Normal şeylerin sıkıcı bulunduğu bir devre denk geldik sanırım. Müthiş bir oburluk çağı. Yeni insanın nefsi doymuyor. Sıradanı tükettik. Mutluluk dediğimiz şey sadece anlık. Lunapark treni gibi hızla inilen bir yer mutluluk."
Kitap yaklaşık 84 sayfalık kısa bir hacme sahip, Nergis, Elif ve Mehmet adlı üç karakterin birbirine örümcek ağı gibi bağlı hikâyelerini iç içe geçirerek anlatıyor. Bağımsız öyküler gibi okunabildiği gibi, bir bütün olarak da küçük bir roman hissi veriyor. Parçalanmış bir ailenin görünen ve görünmeyen yüzlerini, annelik hallerini, terk edişleri, yarım kalan hesaplaşmaları, pişmanlıkları ve hayata yeniden tutunma çabalarını ele alıyor.
Melisa hanım okuru yormuyor, ama satır aralarında derin bir sessizlik, yalnızlık ve duygusal katmanlar bırakıyor. Özellikle annelik teması kitabın en içten ve çarpıcı yanlarından biri.
Karakterlerin hayatındaki 'küçük yuvarlak taşlar' metaforu, her şeyin er ya da geç yerli yerine oturabileceğini, ama bu sürecin ne kadar karmaşık ve acılı olabileceğini güzel bir şekilde simgeliyor.
Kitabı okurken en çok hoşuma giden tarafı, okuyucuyu kendi aile bağları, annelik/evlatlık deneyimleri üzerine düşündürüyor olması.
Eğer Melisa Kesmez’in önceki kitaplarını sevdiyseniz, bu da sizi tatmin edecektir. Özellikle aile dinamikleri, kadınlık halleri ve duygusal kırılganlıklar ilginizi çekiyorsa öneririm.
İyi okumalar.