Gönderi

9/10
·319 syf.··
Beğendi
·
2026 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 11 Nisan 2026 23:57
Peyami Safa’nın bu ölümsüz eseri, yalnızca bir roman değil; zihnin karanlık dehlizlerinden ışığa uzanan ve okuru da peşinden sürükleyen derin bir deneyim. Ferit, hikâyenin başında karşımıza adeta “eksi bakiye” ile çıkan bir karakter olarak çıkıyor. Savruk, güven vermeyen, hatta yer yer bir bataklığı andıran bir ruh hali… Deli desen değil, akıllı desen eksik. Tensel arzularının içinde debelenen, insanları kendi nefsi için kullanan bu adam, ilk başta bende güçlü bir yargılama duygusu uyandırdı. Ama sayfalar ilerledikçe şunu fark ediyoruz: O bir “kötü” değil, “eksik” bırakılmış biri. Sevgisizliğin ve yoksunluğun içinden çıkmaya çalışan parçalanmış bir bilinç. Kitaptaki o ev ise sadece dört duvardan ibaret değil; adeta yaşayan bir organizma. İçindeki her kiracı, Ferit’in ruhunun ayrı bir parçası gibi. Her ses, bilinçaltının yankısı… Tosun’da gördüğümüz karanlık, aslında Ferit’in içinde bastırdığı hezeyanların dışa vurma ihtimali. Düşünce ile eylem arasındaki o ince çizgi, okuru da bu tekinsiz atmosferin içine çekiyor. Ferit’in dönüşümü ise çarpıcı: Çirkin bir tırtılın görkemli bir kelebeğe dönüşmesi gibi… Canlı, dünyevi hezeyanların içinde savrulurken; Noraliya’nın maneviyatının hüküm sürdüğü o mekânda ilk kez gerçek huzurla tanışıyor. Onu iyileştiren şey tam olarak burası: Mekânın ruhu. Başlangıçta karabasanlarla dolu, o pansiyon; Noraliya’nın manevi mirasıyla bir arınma alanına dönüşüyor. Ve Ferit… Artık daha dingin, daha güven veren, daha “tamamlanmış” birine evriliyor. Bu kitap kolay bir okuma değil. Ama zaten kolay olan şeyler iz bırakmaz. Bittiğinde insana gerçekten taptaze bir nefes aldıran, zihni ve ruhu arındıran eşsiz bir yolculuk.
Matmazel Noraliya'nın KoltuğuPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 201710bin okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.