Sultan Abdülhamid, İtalyanlardan ve kısmen de Türklerden mürekkep, kırk kişilik bir kitara takımı da teşkil ettirdikten sonra, karışık sazlardan mürekkep bir fasıl takımı da istemişti. Miralay Hilmi Bey’in ri-yaset (başkanlık) ettiği bu takım da, birinci ve kinci ke-manlarla, mandola, flüt, santur, viyolonsel, mandolin, kitara, kanun, lavta, ud, alafranga def, kastanyetden mürekkepti. Padişah, bu takımı çok sever, sık sık hu-susi dairesine celbederdi. Lakin Garp musikisinin terennüm eden bu alafran-ga takımlardan sonra, Muzikaî Hümayunun en kuvvetli tarafını alaturka saz heyeti teşkil ediyordu. Alaturka kısmı, iki heyetten mürekkepti. Biri saz takımı, diğeri de “dini Musiki” takımı idi. Bunlara, müezzinanı hazretleri şehriyari de denilirdi. Bu takı-ma, en güzel sesliler seçilirdi. Vazifeleri de namazlarda müezzinlik etmek; Mevlidi Şerif, ilahi ve ezan öğretmekti. Bunların arasında bulunan Arap Selim isminde birinin Cuma selamlıklarında okuduğu Arap şivesiyle ezan, işitenleri mest ederdi. Alaturkanın bir kısmı da zurnacılar teşkil ediyorlardı. Bunların içinde de harikulade zurna taksimleri yapan ve hatta peşrevler çalanlar vardı.
Sayfa 95 - Akıl fikir yayınları 2011
Araştırma-İnceleme Tarih
·
34 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.