·460 syf.··Beğendi
···Okunma: 07 Nisan 2026 13:07 𝓚𝓪𝓻𝓪 𝓚𝓲𝓽𝓪𝓹- - 𝓞𝓻𝓱𝓪𝓷 𝓟𝓪𝓶𝓾𝓴
İꪀᥴꫀꪶꫀꪑꫀ
Roman, avukat Galip’in eşi Rüya’nın aniden ortadan kaybolmasıyla başlar. Galip, Rüya’yı ararken aynı zamanda akrabası olan gazeteci Celâl’in yazılarına ve izine doğru sürüklenir. İstanbul sokaklarında yaptığı bu arayış, zamanla sadece bir “kayıp kişi” arayışı olmaktan çıkar; Galip’in kendi kimliğini, başkalarının hayatlarını ve “ben kimim?” sorusunu sorguladığı bir yolculuğa dönüşür. Kayboluş fiziksel bir kayboluştan çok daha fazlasıdır. Kitapta kayboluş dışındaki temalar kimlik kaybı, taklit, aidiyet ve yalnızlık olarak karşımıza çıkar. Metin boyunca gerçek ile kurgu, geçmiş ile şimdi iç içe geçer. Kitabı okudukça kayboluşlar önce Rüya sonra Celâl daha sonra Galip ve en sonunda kimlik kayboluşuna döner. Ayrı zamanda Kara Kitap’ın ana hikayesi Şeyh Galip’in Hüsn ü Aşk’ının üzerine kuruludur. Sevgiliyi ararken kendini arama metnidir. Çok severek okudum.
Kitaplarla ve sevgiyle kalınız
“Severdim seni her zaman yürüdüğümüz sokaklarda, bir an, sanki güneş o sabah batıdan doğmuş gibi yepyeni bir ışık ve yepyeni bir köşeyle karşılaştığımızda, sokakları değil, seni severdim. Birden çıkan lodosla karların eridiği ve İstanbul’un üzerindeki kir bulutlarının temizlendiği kış gününde, antenlerin, minarelerin ve adaların arkasından bana gösterdiğin Uludağ’ı değil, başını omuzlarının içine çekerek ürperen seni severdim. Çinko tenekelerle yüklü ağır arabayı çeken sucunun yorgun ve yaşlı atına kederle baktığında severdim seni. Dilencilere para vermeyin, onlar aslında çok zengin diyenlerle alay ettiğinde ve herkes labirentimsi merdivenlerden kıvrılarak sinemadan yeryüzüne ağır ağır çıkarken, bir kestirme bulup bizi bütün kalabalıktan önce kaldırıma çıkardığın zamandaki mutlu gülüşünü gördüğümde seni severdim.”