İyi bir kitap ama şu erkek dil beni çok yıpratıyor. Çok iyi anlatı, yöntem her ne ise. Yerel ağız da çok doğru, iyi. Ama zorlanıyorum bu tarz metinlerde, irite olmak gibi...
Sermayenin aslında hırsızlık olduğu (tabi hırsızlık mülkiyetten doğuyor ama birikimi açısından söylüyorum), bunun mikro ölçekte de mevcut iktidarla nasıl devam ettiğinin, sermayedarların, iktidarın sahiplerinin ve yani sınıfın kanlı savaşının en küçük, uç bir beyliğinde elle tutulur halinin anlatısı. Bu açıdan kıymetli. Edebi açıdan da gayet iyi.
Sonlara doğru Bayram’ın camideki sorgulaması mükemmel. Kitabın cezalandırılmasının asıl sebebini anlıyoruz. Fakir Baykurt’un da tabi… Din koca bir örgütlenme. Vaazlarıyla, imamlarıyla insanın yolunu, görüşünü bulandırıyor. Korku üzerine kurulu özellikle bizimki. İsa seni sevecek kucak açacak deseler bi tık “ılık” bulurlar bu coğrafyada. Çünkü tüm bu safsataya tezatla maddi gerçeklikler çok koyu. Herkes kelle koltukta. Aslında böyle bir korku ve inanç ağı olmasa ya da ilk sıyrıldığı anda bundan en kolay aydınlanacak yerler buralar. Hoş şimdi tüm dünya çöküyor. Üzerine otokratik rejimler... Bu da tüm maddi gerçeklik ve ezilmişliğin sıyrılıp düzeni gırtlaklamasını önlemek için. Neyse sesli düşünmüş gibi oldum. Çüzz