·184 syf.····Okunma: 17 Nisan 2026 00:48 José Mauro de Vasconcelos’un kendi çocukluk izlerini taşıyan, ilk bakışta 5 yaşındaki bir çocuğun hayat hikâyesi gibi görünse de aslında insanın iç dünyasına işleyen evrensel bir anlatı sunuyor.
Benim için sıradan bir kitap olmadı.Okurken bazı yerlerde içimde garip bir ağırlık hissettim. Bir cümleye takılıp dakikalarca kaldığım oldu. Zeze karakteri beni çok etkiledi.. Bazı bölümlerde kitabın sayfalarından içeriye girip o 5 yaşındaki sevgisiz büyüyen çocuğu sarıp sarmalayıp sıkı sıkı sarılmayı çok istedim.. Kızdım, üzüldüm, sinirlendim...
Ama Zeze' de dikkatimi çeken şey inanılmaz bir hayal gücüne sahip olması idi. Portakal ağacı (Minguinho) ile kurduğu bağ, gerçek hayatta bulamadığı sevgiyi böyle arıyordu. Sevginin insan için ne kadar önemli olduğunu bana bir kere daha düşündürttü. Özellikle bir çocuk için...
Otobiyografik bir roman olması, kitabı daha da etkileyici hale getiriyor. Ayrıca kitabın arka sayfasında yer alan, "sadece 12 günde yazıldığı" ibaresi gerçekten çok şaşırtıcı..
Şeker Portakalı, insanın içine inceden inceden, sessizce işleyen ama etkisi uzun süre geçmeyecek bir kitap. Ve bence bu kitaptan çıkarılacak mesaj: Görmezden gelinen bir çocuk, aslında en çok bağırandır...