Öncelikle çok yavaş bir kitap. Okuma alışkanlığı olmayan biri için zor olabilir. Henry'nin bir cumartesi gününü okuyoruz ama o kadar detay girmişki eşinin, kızının, oğlunun, kayınbabasının, annesinin ve hatta biraz iş arkadaşlarının bile. Sonrasında cumartesi gününün her detayı yazılmış, ameliyatlarının her detayı, hangi sokağı hangi köşeyi döndüğü... Kitap koca bir detaylar kitabı :)
Bu aşaması okurken yorsa bile kitabı beğendim. Okuma alışkanlığı olan herkese tavsiye edeceğim bir kitap
-Spoiler ve Yorumum-
Henry savaş istemese bile savaş sayesinde demokrasi gelecek diyen tarafta Ayrıca hayata tamamen bilimsel bakan ve edebiyatı gereksiz bulan birisi. Savaşı hiç bir zaman mantıklı bulamayacağım üzgünüm. Rahat evinde ve hayatında savaş olsun napalım demek kolay tabi. Daisy ise savaş karşıtı, savaşı yapmak isteyen taraf zaten asıl huzursuzluğu çıkaran taraf diyor. Savaşla demokrasi getirmek değil dertleri diyor ama Henry sonucunu ön göremeyiz savaş olduktan sonra göreceğiz diyor. Olayın 23 yıl sonrasında yaşıyoruz, Daisy ön görmüş gibi... Bu sırada Baxter evine giriyor ve ailesini rehin alıyor. Nörolojik bir rahatsızlığı bile olsa yaptığı kötü bir eylem. Karısına bıçak dayıyor, kızına kötü bir eylem yapmak isterken Daisy'nin hamile olduğunu öğreniyoruz ve vazgeçiyorlar. O sırada Daisy'e şiir okutuyor Baxter ve çok etkileniyor şiirden. Burda edebiyatın öneminin çok güzel vurgulandığını düşünüyorum. Bilimsel gerçeklere göre yaşarız, edebiyat ise bizi yaşarken insan yapan şeydir. Sonra Baxter'ı merdivenden iterek etkisiz hale getiriyor. Olay duruldu derken ameliyathaneden arayıp Baxterın ameliyatını yapmasını istiyorlar. Henry yapıyor ve gün sonunda Baxter zaten hasta, kalan zamanını da hücrede geçirmesin diye onu affetmeye karar veriyor. Şahsen Baxter kızına ve karısına zarar verseydi yine nörolojik rahatsız ondan dengesiz davranıyor diyip affedecek miydi ? Açıkçası yapılan kötü eylemden zarar görmeyince, yapılan kötü eylemi genelde affeder insanlar. Fakat bu eylemin kötülüğünü değiştirmez. Ben affetmezdim... Yazar burda savaşa olan tutumu ve huzurun sen lüks yaşasan bile bir anda kaçabileceğini göstermiş. Bireysel huzurlu olmak yetmez, toplumsal olarak huzurlu ve eğitimli olmalıyız.