Cumartesi

Ian McEwan
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 42 dk.
Sayfa Sayısı:
272
Basım Tarihi:
Şubat 2007
İlk Yayın Tarihi:
2005
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Saturday
ISBN:
9789750811906
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2024 118. kitabı
“Sahip olduğumuz şeyler bizden uzun yaşayacak, sonunda biz onları bırakıp gideceğiz.” Şubat 2003. Tüm dünyada Irak’ın işgaline karşı sokaklara dökülmüş insanlar. Henry Parowne, sinir cerrahı, yoğun çalışma temposunun ortasında kendisine vaha gibi görünen biricik Cumartesi ‘ni sakince geçirmenin derdinde. Amerika’nın Irak’a özgürlük falan götürmeyeceğinin farkında, ama işte, dünya böyle bir yer. Ona göre krizler hep vardı, savaşlar hep vardı, adaletsizlik hep vardı ve hep var olacak. Gücü elinde tutan meşruiyetini yaratmıştır, böyle gelmiş böyle gidecek. Hem her şey zamanla bir yolunu bulur nasılsa, bir denge kurulur. Hem nasılsa onun yaşadığı şehir kolay kolay tahrip olmaz, onun mahvolmasına kimse izin vermez. Irak işgal edilirken, dünyanın bir yerlerinde şiddet insanların yaşamını mahvederken, Henry Parowne, arabasına atlayıp Schubert’ın sesini yükseltebilir ve squash oynamaya gidebilir. Henry’ye hiçbirimiz kızamayız. Hepimiz tanırız çünkü bunu, ama az ama çok, tararız saçlarımızı, uzaktaki yangınlara sırtımız dönük. İşbu, yolda geçireceği küçük bir trafik kazası akşamında tüm ailenin bir araya geleceği, huzurla geçmesi planlanan Cumartesi’ni mahveder. Trafik kazasını Irak’ın işgaliyle bir tutmaz yazar hayır, ama korunaklı sandığımız yaşamlarımızın zorbalıktan ve şiddetten azade olmadığını hatırlatır, ve şiddetin huzurlu Cumartesi’lerimizin içine sızacak kadar ince gözenekli olduğunu. İyi bir mesleğin, iyi bir gelirin, iyi bir yerde yaşamanın güvende olmaya yetmeyeceğini. Yavaş akıyor, özellikle ilk yarısı, çok yavaş akıyor. Her ne kadar muhterem bir meseleye mürekkep damlatıyor olsa da, eğer ağır kanlı kitapları sevmiyorsanız, size hitap etmeyebilir. Ama benim için iyi bir tanışma oldu. #ilknurözdemir çevirisi
Edebiyat
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
ikiz kulelerin gölgesinde
7/10
·272 syf.··
2024 43. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Temmuz 2024 18:02
ian mcewan’ın 2005’de yayınlanan romanı cumartesi’nde sinir cerrahı henry perowne’nin izin gününe konuk oluyoruz. yazar, çağdaş üst-orta sınıfın özel hayatından dünyanın geneline doğru bir akış izliyor. günlük yaşam dokularını ortaya koyarken bir yandan savaş ve terör gibi konuları ele alıyor. diğer romanlarında olduğu gibi insanı konfor alanından çıkarıp bir kaosun ortasına bırakıyor. romanın temposu çoğunlukla yavaş olsa da okuması oldukça zevkli. buradan sonrası kitabın içeriğiyle ilgili fazla bilgi içermektedir. romanın geçtiği gün 15 şubat 2003. yani savaş karşıtı büyük gösterilerin düzenlendiği gün. yazarımız bu arka planda 11 eylül saldırılarından sonra korunaklı hayatlarına darbe alan avrupalı insanların iç dünyasına bir ayna tutuyor. romanda henry’nin ailesi ile tanışıyoruz. Kendisi gibi iyi bir meslek sahibi olan hukukçu karısı rosalind, müzisyen oğlu theo, şair kızı daisy ve şair kayınbabası. yaşam standartları yüksek olan bu aile güzel bir evde yaşamaktadır. düzenli, tahmin edilebilir ve sevgi dolu hayatları vardır. bu rahat, konforlu hayatın da bazı zorlukları vardır elbette. “Kırk sekiz yaşında olup bir cuma akşamı saat dokuz buçukta derin uykuya dalmak: modern meslek hayatı bu işte.” aile bireylerinin ilişkileri üzerinden anne, baba, çocuk ve eşler arasındaki ilişkilere dair güzel tespitler okuyoruz. “Birden fazla çocuğunuz varsa ne olacağı bellidir; aşağı yukarı benzer fırsatlar sunulur onlara ve ortaya birbirinden tamamen farklı iki insan çıkar.” “İşte böyle başlıyor çocuğunuzun çocuğu olmanın uzun süreci. Sonra günün birinde onların şöyle söylediklerini duyabilirsiniz: Baba, yine ağlamaya başlarsan seni eve götürürüz.” “Ömrünün sonuna kadar, yanında böylesine özgür olmayı öğrenebileceği, böylesine kendini ona bırakarak, ustalıkla mutlu
banakalankelimelerokumagrubu
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
Puan vermedi·272 syf.·
2022 61. kitabı
DİPÇE : Henry Perowne adlı bir sinir cerrahının 15 Şubat 2003 Cumartesi tarihli gününe ortak olduğumuz bu eser, görünürde bir günün içine aldığı olay örgüsü üzerinden toplumun gündemine ışık tutan onu irdeleyen bir sesi duyurur. Bu ses aslında modern dünyada kayıtsızlaştırılan toplumun sesidir ve onu baskılayan sözümona demokratik sistemin iç sesidir. Eserde idealize edilmiş bir ailenin tüm bireyleri sırasıyla tanıtılır.Bu tanıtımların her biri çok keyifli pasajlar içinde verilmiştir. Henry iyi bir doktor, eşi iyi bir hukukçu, kızları Daisy popüler olma yolunda bir şair, oğulları Theo, blues müzikalcisi,  ayrıca dedeleri de ders kitaplarında şiiri okutulan bir şairdir. Standartları yüksek bu aile 21.yüzyıl Avrupasının bir kesitine örnekken,  Henry'nin karşısına bir başka kesimi temsil eden Baxter ve arkadaşları çıkar. Eserin arka geçitindeyse 11 Eylül'ü yaşamış,  travmatik Avrupalıyı görürüz. Yaşadığı için kendisini şanslı hisseden fakat kaygılı, her an her şeyi yitirme korkusu yaşayan bu nedenle de kendine yönelen bencil bir toplumun altı çizilir. Öte yandan Baxter ve arkadaşları ile kendilerine bahşedilmemiş hakların, zenginliğin ve refahın sorumlusu olarak karşısındaki iyi hallileri suçlayan bir toplumun üyelerini öne çıkarır. Eserin yüzeysel okumasında, yazarın karakterlerini mesleki detaylarıyla kusursuzca işlediğini görürüz öyle ki her mesleği, başta hekimliğe dair her durumu terimsel olarak ifade eder.Kızının ve oğlunun ilgi alanlarını da ciddi bir etütle hikayeye yedirir. Esas okumaya baktığımızda başkalarına yapılan iyiliklerin temelinde, empatinin değil de kişisel menfaate uygunluğun yattığını görürüz. Fedakarlık duygusundan ve başkasının acısını duymaktan uzak bu tutumu savaş karşıtlarının protestosunda da eleştiren yazar, modern insanı; duygulanımdan
1001 Kitap Listesinden
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
Doğru şeyden başka her şeyimiz vardı...
7/10
·272 syf.·
2024 137. kitabı
~~~bir kent, kendi doğasından uykusuz insanlar yetiştirir; kendisi de uykusuz bir bütündür, telefonları asla susmaz; milyonlarca kişi içinden, normal olarak uyumaları gerekirken pencereden dışarı bakanlar da çıkacaktır elbette. Hem her gece aynı insanlar da değil. Dışarı bakanın, başkası değil de kendisi olması rastlantısaldır~~~ Cumartesi... Henry Perowne mutlu bir adamdır - başarılı bir beyin cerrahı, mutlu, evli ve çocuklarıyla iyi ilişkiler yaşıyor. Rosalind'in sadık kocası ve iki yetişkin çocuğun gururlu babası. Alışılmadık bir şekilde, şafaktan önce uyanır, yatak odasının penceresine çekilir. Gece gökyüzüne bakarken, dünyanın durumu onu rahatsız eder. Yaklaşan savaş, 11 Eylül'den beri artan bir karamsarlık ve şehrinin ve mutlu aile hayatının tehdit altında korkusu. Cumartesi, sabahın erken saatlerinde gökyüzünde alışılmadık bir görüntü gördükten sonra, Londra sokaklarında ve savaşa karşı protesto eden yüz binlerce kişiden kaçınmaya çalıştığı sırada, arabasında geçirdiği küçük bir kaza onu küçük çaplı bir haydutla karşı karşıya getirmiştir. Yani Perowne'yi yüz binlerce savaş karşıtı protestocunun dolu olduğu Londra sokaklarında ilerlediği esnada araba kazasıyla onu şiddetin eşiğinde huzursuz, saldırgan bir genç adam olan Baxter ile bir araya getirdi. Bu özel cumartesi sabahında, Perowne'nin günü sıradanlıktan olağanüstülüğe doğru ilerler... Perowne'un profesyonel gözüyle, onda çok ciddi bir sorun var gibi görünür. Baxter adında bıçaklı bir sokak serserisiyle tedirgin edici bir karşılaşma yaşayan Perowne, Squash oynamaya ve daha önceden kararlaştırılan, aile üyelerinin katılacağı akşam yemeği için alışveriş yapmaya giderken arabası yoldan geçen bir arabanın dikiz aynasına çarpar ve yaşamı diğer arabanın şoförüyle kesişir, şoför yalnızca bir beyin cerrahının
1001KitapOkumalarım
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
8/10
·272 syf.··
2024 27. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 28 Temmuz 2024 11:38
Takvim 15 Şubat 2003 , Cumartesiyi gösteriyor. Yer Londra. “Savaşların biri bitmeden diğeri başlarken,dünyanın her yerinden kan dökülmeye devam ederken, nedensiz bir şiddet eyleminin gelip bizi bulmayacağının garantisini kim verebilir?” Orta yaşlı başarılı sinir cerrahı Henry Perowne’nin sıradan sandığı bir tatil gününe konuk ediyor Ian McEwan Henry Perowne orta üst sınıf bir aileye sahip bir doktordur. Eşi hukukçu.Çocuklarından kızı şair adayı, oğlu müzikle ilgilenmektedir. Sıradan bir tatil gününü yaşayacaklarını düşünürken Londra sokakları 11 Eylül İkiz kuleler saldırısı sonrası Irak işgaline karşı savaş karşıtı eylemler, yürüyüşlerle dalgalanmaktadır. Yazar ilk izleminle bir doktorun bir tatil gününde yaşanan bir kazanın gününü nasıl etkilediğini ve aile hayatını anlatırken; derin bir okumada toplumun üst kesiminin olaylara bakış açısını, kuşakların olaylara bakış farkını, Avrupa’nın Amerika’nın Irak’ı işgaline tepkisini göz önüne seriyor. Kullandığı tıbbi terimlerde okumayı yavaşlatsa da benim için keyifli bir okumaydı.
1000Kitap
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
6/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 84. kitabı
Yazarın satır aralarında ingilizlere ait soğukluğu hissediyorsunuz. Bir doktorun yirmi dört saatini anlatıyor kitap. Karakterin ailesine, çevresine ve topluma dair düşüncelerini, öğreniyorsunuz. Roman, çoğunlukla monologlar tarzında ilerliyor. Romanın arka planında o dönemin siyaseti işleniyor. Düz bir okuma istiyorsanız, okuyabilirsiniz. Ailesiyle yaşadığı bir olay ilgimi çekmişti. Onun dışında kullanılan dil, anlatım tarzı beklentimin dışında kaldı.
1000Kitap
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
9/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2022 23. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 27 Şubat 2022 14:34
Sıradan başlayan bir cumartesi sabahı hayatınızın en kötü günlerinden birine dönüşürse ne olur? Asıl görevi hayat kurtarmak olan bir hekim, o korkunç günün sonunda tereddüt etmeden yine aynı kararı verebilecek mi? Yazardan okuduğum ilk kitap, çok beğenerek okudum. Çok sürükleyiciydi.
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2020 134. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2020 00:56
Beyin cerrahı Henry Perowne’un bir gününü anlatıyor Ian McEwan Cumartesi kitabında.Modern Avrupa ailesinin portresini sunuyor. Irak işgali, terörizm, ayrıntılı sinir cerrahisi ameliyatları, edebiyat fonda.Günlük sıradan şiddetin özel hayatınıza sızışı hiçbir zaman tam olarak güvende olamayacağınızın altını çiziyor.Biraz Haneke sinemasının tadını aldım bu kitapta.
Edebiyat
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
Cumartesi
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2020 66. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2020 17:26
Tarih 15 Şubat 2003 Cumartesi. Yer Londra. 48 yaşındaki beyin cerrahı Henry Perowne için sıradan bir haftasonu günü olacak bu tatil günü hiç de planlandığı gibi gitmez. O gün Amerika'nın Irak işgaline karşı protestoların yapıldığı, kalabalıkların sokağa döküldüğü gündür Londra'da. Dr. Perowne'da hayatın onun için planladıklarından habersiz kendi planlarını hayata geçirmek üzere sokağa çıkar. Başına gelen küçük bir trafik kazası neredeyse tüm hayatını alt üst edebilecek olayların fitilini ateşler. İngiliz romanının en önemli yazarlarından biri olan Ian McEwan Cumartesi'de tek bir günde koca bir hayatı anlatırken, dünyada olup bitenler karşısında insanların olaylardan kendini nasıl soyutlayabildiğini, savaşların biri bitmeden diğeri başlarken, yaşadığımız şehirde ne kadar güvende olduğumuzu sorgulatıyor. John Lennon'un dediği gibi "Hayat siz planlar yaparken başınıza gelenlerdir." Belki bu kitabı en kısa özetleyen en güzel cümle olabilir. Okuyacak olanlara keyifli okumalar.
Edebiyat
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma
5/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 18 Ocak 2026 02:40
Bu kitap, yazarla ikinci karşılaşmam. İlki Çocuk Yasasıydı ve bende derin bir iz bırakmıştı; bu nedenle bu romana büyük bir beklentiyle başladım. Hikâye, bir profesörün sıradan görünen bir cumartesi gününü merkeze alıyor. Okur olarak, tüm roman boyunca tek bir günün içinde dolaşıyoruz. Ancak bu sıradanlığın arka planında, tıpkı bugünlerde olduğu gibi, sessizce süren bir savaşın varlığını sezmek mümkün. Ana karakterin bu savaşa dair düşünceleri, gündelik hayatın olağan akışı içinde şekillenen duyguları; eşi, kızı ve oğlu ile kurduğu bağ, incelikli bir biçimde aktarılıyor. Yazar, aile içi ilişkileri ve bireyin iç dünyasını büyük bir titizlikle görünür kılıyor. Buna rağmen, kitap hakkında yapılan pek çok olumlu yoruma karşın, benim için metin fazlasıyla durağan kaldı. Durağan anlatılara yabancı biri olmama rağmen, bu romanla aramda beklediğim bağ oluşmadı; okuma sürecim boyunca edebi haz yerini mesafeli bir takip hissine bıraktı.
1000k
CumartesiIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 2007315 okunma

Yazar Hakkında

Ian McEwanYazar · 21 kitap
İngiltere’nin Aldershot kasabasında doğan McEwan çocukluğunun büyük bir kısmını subay olan İskoç babası David McEwan’ın atandığı Doğu Asya, Almanya ve Kuzey Afrika’da geçirdi. Woolverstone Hall School, University of Sussex ve University of East Anglia’da öğrenip gören yazar, Malcolm Bradbury’nin öncülük ettiği “Yaratıcı Yazarlık Kursu”nun ilk mezunlarından biri oldu. İki kere evlenen McEwan’ın ikinci eşi olan Annalena McAfee The Guardian’ın eleştiri bölümünün eski editörlerindendir. 1999 yılında ilk eşi olan Penny Allen vesayeti tıpkı 15 yaşındaki abisi gibi babaları McEwan’a verilen 13 yaşındaki küçük oğulları ile birlikte kaçtı. 2004’ün Mart ve Nisan aylarında - Britanya Devleti, yazarı Amerika’nın First Lady’si Laura Bush’la yemek yemeye davet ettikten hemen sonra - McEwan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne girişi uygun vizeye sahip olmadığı için reddedildi. Britanya basınında yapılan yayınların arkasından McEwan Birleşik Devletler’e “Sizi hala kabul etmek istemiyoruz ama dışarıda olmanız pek çok uygunsuz yayına sebep oluyor” açıklaması ile kabul edildi. Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı. Royal Society of Literature, Royal Society of Arts, American Academy of Arts and Science McEwan’ın üye olduğu bazı gruplardır. 1999 yılında Hamburg’da Alfred Toepher Vakfı tarafından Shakespeare Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca British Humanist Association’ın seçkin destekçilerinden olan McEwan 2000 senesinde İngiliz Şövalyelik Ödülü ile ödüllendirildi. Ian McEwan, 2002 yılında II. Dünya Savaşı sırasında başka bir aileye evlat olarak verilen bir erkek kardeşe sahip olduğunu öğrendi ve bu hikâye 2007 yılında kamuoyu tarafından duyuldu. McEwan’dan 6 yaş büyük olan ve aynı anne babaya sahip olan duvar ustası David Sharpe, McEwan’ın ebeveynlerinin evlenmeden önce yaşadıkları yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya geldi. McEwan’ın annesi aşığıyla ilk kocası savaşta öldükten sonra evlenebildi. Ian ise bu nikahtan birkaç sene sonra dünyaya geldi. McEwan’ın yayınlanan ilk eseri 1976 yılında Somerset Maugham Ödülü’nü kazandığı kısa hikâyelerinden oluşan İlk Aşk, Son Törenler (First Love, Last Rites, 1975) isimli kitabıdır. Bu kitabı iki ilk roman sayılabilecek The Cement Garden (1978) ve Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers, 1981) isimli eserler takip etti. Bu iki roman McEwan’ın edebiyat dünyasında “Ian Macabre” olarak anılmasına sebep oldu. 1997’den yayınlanan ve erotomani hastalığına yakalanmış bir insanı konu alan Sonsuz Aşk (Enduring Love) isimli romanı Man Booker Ödülü aday listesinde yer alamamasına rağmen pekçokları tarafından bir başyapıt olarak nitelendirildi. McEwan Booker Ödülü’nü 1998 yılında Amsterdam’da Düello (Amsterdam) isimli romanı ile aldı. Bir sonraki romanı Kefaret (Atonoment, 2002) de çok büyük beğeni kazandı. Time Dergisi eseri 2002 yılının en iyi romanı ilan etti ve roman Booker Ödülü aday listesine girdi. 2005 yılında yayınlanan romanı Cumartesi’de (Saturday, 2005) başarılı bir beyin cerrahının bir cumartesi günü yaşadıklarını işledi. Romanın ana karakteri olan Cerrah Henry Perowne’un evi Londra’nın merkezinde ünlü bir meydandadır. McEwan da Oxford’dan Londra’ya geri taşındıktan sonra aynı meydanda bulunan evinde yaşamaktadır. “Cumartesi” James Tait Black Memorial Prize ile ödüllendirildi. An itibarı ile son kitabı olan On Chesil Beach, 2007 senesinde çıktı ve aynı sene Booker Ödülü adaylarından biri oldu. McEwan ayrıca pek çok film senaryosuna, bir adet sahnelenmiş oyuna ve bir oratoryaya imzasını atmıştır. 2007 Ağustos’unda “For You” isimli operanın metinlerini yazmaya başlayan McEwan’ın bu eseri Michael Berkeley tarafından bestelenecek ve 2008 yılı içinde icra edilecektir.2006 yılı sonunda, McEwan’ın büyük beğeni kazanan romanı Kefaret’i Lucilla Andrews’ın otobiyografisi “No Time for Romance”’den yaptığı intihalle yazdığı iddia edildi. Yazar masumiyetini The Guardian’da savundu, Andrews’un çalışmasından Kefaret’i yazdıktan sonra haberi olduğunu söyledi. McEwan, Amerikalı büyük yazar Thomas Pynchon’ın da içinde bulunduğu pek çok önemli yazar tarafından da savunuldu. İlk romanı The Cement Garden’ın orijinalliği hakkında da yorumlar yapılan McEwan’ı son olarak Claire Henderson-Davis “On Chesil Beach”’de annesinin ismini kullanıp ebeveynlerinin hayat öykülerini anlatmakla suçladı. McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.