Kefaret

Ian McEwan
Tahmini Okuma Süresi:
9 sa. 31 dk.
Sayfa Sayısı:
336
Basım Tarihi:
Ekim 2020
İlk Yayın Tarihi:
2003
Yayınevi:
Yapı Kredi Yayınları
Orijinal Adı:
Atonement
ISBN:
9789750843587
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Bir hayatın kefareti ne olabilir?
9/10
·336 syf.··
2025 35. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Aralık 2025 10:25
Harika bir kurgu, sürükleyici olay akışı, muazzam betimlemeler ve kıyıda köşede kalmış bir başyapıt... 1935 yazında bir gün, Tallis ailesinin on üç yaşındaki kızı Briony, ablası Cecilia ile ailenin hizmetçisinin oğlu, Cecilia'nın çocukluk arkadaşı Robbie arasındaki bir yakınlaşmaya şahit olur. Hikâye anlatmaya merakı ve o yaştaki bir çocuğun hayal gücü ve hırslarıyla, üçünün de hayatını derinden etkileyecek bir suç işlemesine neden olur... Bunun kefareti ne olacaktır? Masum bir aşkın, kıskançlık ve öfkeye dönüşmesi hangi hayatların yaşanmasına ya da yaşanamamasına neden olabilir? Kim masum, kim suçlu? Kefaret; Ian McEwan'dan okuduğum beşinci eser, beni en çok etkileyen eseriydi diyebilirim. Eserle birlikte eşzamanlı olarak filmini de izlemenin bunda payı var sanıyorum. McEwan'a betimleme ustası da diyebiliriz. Kahramanlarının alt üst olan hayatlarını, İkinci Dünya Savaşı'nın soğuk yüzünü, umutları, vicdan azaplarını, sevgiyi, şehveti, masumiyeti anlatan, geçmişten günümüze kadar tüm gerçekliğiyle gözler önüne sunan çok güçlü bir eser. Peki ama, suç bu günlerde neydi? Ucuzdu. Artık herkes suçluydu ve hiç kimse suçlu değildi.( S/236) Bir suç vardı, evet. Ama aynı zamanda âşıklar da vardı.(S/332) Ve bir hayat, hayatlar bu denli ucuz olmamalıydı, bu denli acıtmamalıydı... Cecilia ve Robbie... Unutulmazlarımdansınız artık... Sevgiyle ♡
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
9/10
·336 syf.··
2025 108. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Eylül 2025 12:14
Yıllardır kitaplığımda sessizce duran bir kitaptı Kefaret. Defalarca gözüme ilişti ama hiç elime almadım. O arada ne çok sıkıcı kitap okudum… Keşke bu roman bana fısıldayabilseydi: “Ben çok güzelim, beni çok seveceksin.” :) McEwan, bir çocukluk hatasının nelere yol açabileceğini öyle derin ve incelikli anlatıyor ki sayfaların arasında kayboluyorsunuz. Bir yanlış anlama, söylenen tek bir söz, hayatların akışını tamamen değiştirebiliyor. Üstelik bunu yalnızca bireyler üzerinden değil; sınıf farkları, savaş ve zamanın yıkıcılığıyla da harmanlayarak sunuyor. En çok etkilendiğim kısım ise son bölümdeki itiraftı. Romanın bütün duygusunu tersyüz eden, okuru vicdan, suç ve affetme üzerine düşünmeye davet eden bölüm… Bence kitabı büyük yapan da tam olarak buydu. Kefaret, hem hikâyesiyle hem de anlatım gücüyle uzun süre aklımda kalacak. Bazen doğru kitabı doğru zamanda okumak gerekiyor; bu da benim için öyle oldu. Ve evet, çok güzeldin Kefaret. Seni çok sevdim. Bir de filmini izlemek istiyorum. 2007’de çekilen Kefaret filmi, En İyi Özgün Müzik dalında Oscar kazanmış. Bakalım, kitabın bende bıraktığı etkiyi sinemada da yaşayabilecek miyim?
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
#1001kitap~~~
10/10
·336 syf.··
2021 374. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Kasım 2021 10:08
Yazarın okuduğum üçüncü 1001kitabı olan "Kefaret" olağanüstü 1 Kefaret bedeli sunmuştur, hayatları bedeller ödeyen insanlar, 1suçlamayla!!! değişen hayatlar, kurulan hayaller, aslında yaşanan durumlar... ~~~İnsanları mutsuz eden yalnızca habislik ve düzenbazlık değildi, kafa karışıklığı ve yanlış anlamaydı da; hepsinden çok da, diğer insanların da kendileri kadar gerçek olduğuna dair o yalın gerçeği kavrayamamaktı.~~~ 13 yaşındaki hikaye anlatmaya meraklı!!! Briony, ablası Cecilia, ailenin hizmetçisinin oğlu Robbie aynı zamanda Cecilia nın çocukluk arkadaşı ve üçünün hayatını derinden sarsacak ve etkileyecek 1 suç!!! Alt metinde herzaman vurgu yaptığı 2.DünyaSavaşı ve izleri, aşk, edebiyat, hikayelerinden gücü... Kitap İngiliz Edebiyatı bağlantılarıyla başlarken ki ara ara yine değinecek Ingilz edebiyatı yazarlarina ve yazma biçimlerine bu bağlamda girdiği Richardson ın Clarissa sından bahseder ki bence kitaptaki aşkı yaşayan karakterlerin sınıf durumu ve benzerlikleri olabilir diye düşündüm 1i hizmetçi 1i evin sahibi olma özelliğinden diye bağlantı kurmuş olabilirim ama kitap çevrilmediği için hala okuyamadim ama olsundu ben okumadan da çok severim o kitabi, zira okumadan aşık olduğum kitaplar arasındadır :-))) bu yönüyle 1edebiyat şöleni içinde oluyoruz zaten bu benim için kitabın "+" durumuydu... Kuşku, insan zihni, yanlış anlama üzerine derin psikolojik analizler mevcut kurduğu bağlantılarla ki yazarın genel tarzıdır vurgulamak istediği psikolojik olayda analiz yapmak, düşündüren sarsıcı cümleler kurmak o yönüyle de yazarın yeri yanımda başkadır. "İçerde olmanın ne demek olduğunu biliyor musun" ya da "Büyümek mi 18yaşında insanlar asker" dediği yerlerde kendimce sorgulamalarım artmıştır zira yanlış anlamasıyla tıp eğitimi almak isteyen 1edebiyat gönüllüsü
Edebiyat
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
Al diyetini!
Puan vermedi·336 syf.·
2020 139. kitabı
Kefaretini ödemekle başlıyoruz; ilk nefesin, ilk tokatın -ki çok masum popoya vurulan-, ilk sütün, ilk sevgi kırıntılarının. Bazılarına görede ilk günahın kefaretini ödemekle yükümlüyüz hayat boyu. Boğazımıza takılan meyvenin sebebi biz olmasak da ödüyoruz her yutkunduğumuzda. Bir borç-senet içindeyiz sanki. Bir karşılığı var mı ki verilen emeğin ya da olmalı mı illa ki? Oysa her hareket bir etki tepki sürecinde var oluyor. Bir var bir yok gibi. Varken asla sorulmuyor da yokken ayıplanıyor sanki. Sütün diyetini ödeyemiyor da bir sonraki sonsuz hayata bırakıyor insanoğlu. Bitmeyen bir borç yükü altında ezilip büzülme yaşanan. Adalet ise boş bir kavram daima. Tecelli eden temsili bir rahatlama hissi o kadar. Geri gelmiyor havaya bıraktığımız el izinin etkisi. Zincirleme bir reaksiyon başlatıyor ve biz susuyoruz elimizde olmadan. Kelimeler kifayetsiz değil de sınırlı sanki. Oysa güçlü parmağın ucunun gösterdiği kişiyi suçlarken tüm heceler. “O”ydu derken ne kadar emin bir tavırımız var. Bunu yapan “O”ydu ve hiç düşünmedi yaparken. Geçmişte yaşananlarla birlikte uzanıyor o parmak failin üzerine de asla doğru kişi mi diye geçmiyor akıldan. Kesinlik bir sisin içinde yol gösteren deniz feneri misali yaklaşma batarsın diyor. Batmakla kalmaz balmumun yoksa batırırsın herkesi. Duyanın mı bağlanması gerekir yoksa parmağın ucunu hedefe doğrultanın mı elleri? Görmek bir beyinsel eylem bir anlamlardırma işi. Ucunda salandırmak var; parmağın, günahsız olanı. Asılan bir tutkunun vuku bulmuş hali ise vakanüviste düşen olduğu gibi aktarmak olmalı da, tutku daima kıskanılan bir şey. Herkes bir çok noktada görürde kendini bir yerde olmak ister bir obje çoğu zaman tutkunun sevginin objesi. Etken ve edilgen olmak muhteşem olur o anlarda. Kendini bir şeye birine ait hissettiğin anlarda. Hem
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
10/10
·336 syf.·
2026 37. kitabı
1935 yılında, 2. Dünya Savaşına az kala, 10 yaşlarında yazarlık hayalleri kuran bir kız çocuğunun ablasının ve evlerine temizliğe gelen kadının oğlunu bir havuz başında tartışmasını gördükten sonra kendi hayal dünyasının genişliğiyle tüm ailesini alt üst etmesiyle başlayan bir hikaye. Okumaya doyamadım. Konusu ayrı, çevirisi (Püren Özgören) ayrı efsane. Son yıllarda okuduğum en doyurucu kitaptı. Yazarın diğer kitapları gelsin sırayla ...
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2023 17. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2023 23:56
Merhaba sevgili okur, İngiliz edebiyatına ait ve çokça beğenilen bir eser olan Kefaret’i okuma deneyimim hayli ilginçti. Kitabın içeriği hakkında hiçbir bilgim olmadan okumaya başladım. İlk 80 sayfa, ne okuyorum acaba, sorgulamaları ile ilerledim ve sıkıldım çünkü betimlemeler yorucu gelmişti ve kitap bir türlü konuya girememişti, halbuki betimlemeler de gayet güzeldi. Anlamaya çalışmak yerine anlatımın keyfini çıkarsaydım bu kadar söylenmezdim. Neyse sonrasında art arda öyle şeyler oldu ki söylendiğime pişman oldum. Büyük bir merakla okumaya devam ettim. Yazar merak duygusu içerisine savaşın gerçek yüzünü ve ve savaştan insan manzaralarını çok güzel yedirmişti. Pişmanlığı, geri dönüşün mümkün olmayışını, parçalanmayı şahane sorgulamalar içerisinde ele almıştı vee sonuyla hafızama çakılan kitaplar arasına girdi. Eserden aldığım keyif her sayfada arttı. Kitabı karışık duygular içinde okudum. Hüzün, umut, öfke… 2007 yapımı aynı isimdeki filmini de başarılı buldum. Büyük oranda kitapla parelel ilerliyor. Hatta film görselleri betimlemeleri çok güzel yansıtıyor. Kitabı okuduktan sonra izlenebilir. Kitaba da filme de puanım 9/10 efenim. Kefaret’in sonu hakkındaki duyularımı söylemeden edemeyeceğim. Bu sebeple… Dikkat spoiler olabilir… Sonunda da öyle bir tokat yedim ki… kalbim hâlâ kırık… Hayat yeterince kalbimizi kırıyor zaten, üstüne bir de kitaplar kırmasın… Bu hikayenin yananlarına selam olsun… Bir alıntı: Kitap okumak ve onlar hakkında yorum yapmak medeni bir varoluşun hoş, çekici eşlikçisiydi.
Edebiyat
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
Masumiyetin Bedeli
8/10
·336 syf.··
2025 422. kitabı
Bir yanlış anlama, bir kelime, bir çocukluk saflığı… Ve bütün bir hayat, o anın gölgesinde yaşanıyor. McEwan, Kefaret’te yalnızca bir hikâye anlatmıyor — bir suçun yankısını anlatıyor. Briony’nin o yaz günü yaptığı şey, belki o yaşta herkesin yapabileceği bir hata gibi görünür; ama zaman geçtikçe o hata büyür, dallanır, her sayfada bir kalbi daha kırar. Romanı okurken insan kendine soruyor: “Ben olsaydım affedilir miydim? Ya da affedebilir miydim?” İşte McEwan’ın başarısı burada — okuru hikâyenin tanığı değil, suç ortağı yapıyor. Anlatım ağır ama ustaca. Betimlemeler yoğun, savaş sahneleri çarpıcı, sonu ise insanın içini yavaşça oyan türden. Bir tür vicdanın romanı bu: hatırlamanın, yüzleşmenin, yazıyla kefaret aramanın hikayesi. Belki de gerçek kefaret, asla tamamen ödenmeyen bir borçtur.
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
9/10
·334 syf.··
Beğendi
·
2026 46. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 23:29
1935 yılından 1999 yılına kadar uzanan trajik bir hikaye. Briony, ablası Cecilia ile hizmetçinin oğlu ve Cecilia'nın çocukluk arkadaşı Robbie arasındaki yakınlaşmayı görür ve Briony'in kendi kafasından hikayeler kurup anlatması bu üçünün de hayatını kökünden değiştirir hem de kötü bir şekilde. Cecilia ve Robbie'nın akıbetleri ben üzdü. Briony, seninle empati yapmak ve seni anlamak istemiyorum. Senden nefret ediyorum. 77 yaşına da gelsen samimiyetsizsin. Cecilia ve Robbie'nin hayatlarını mahvettin. Kitaptaki temalar aşk, savaş, umutsuzluk, mücadele, çocukluk ve ödenen bedeller temaları bulunuyor. Kitap çok iyi ve kitabı çok beğendim. Puanım 9/10 :)
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
9/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 07 Kasım 2025 14:18
Sarsıcı derecede başarılı bir kitap. Sakın ilk bölümde sıkılıp okumaktan vazgeçmeyin. Betimlemeler çok iyi, her karakterin ruh halini en ince ayrıntısına kadar hissettiriyor. Savaşın acımasız yüzü neredeyse bir film sahnesi gibi aktarılıyor. Olay örgüsü de aynı şekilde okuru içine hapsediyor. Şiddetle tavsiye ediyorum. İyi okumalar.
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma
9/10
·336 syf.··
2025 36. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 05 Aralık 2025 00:00
Kefaret, İkinci Dünya Savaşı henüz emekleme döneminde başlayan ve savaşın ilerleyen dönemini kapsayan bir aile yaşantısının anlatısı. Tallis ailesi ve etrafında geçiyor. Üç bölümden oluşuyor. İlk bölüm aileden farklı karakterlerin iç dünyasına şahit olurken ikinci ve üçüncü bölümde daha sınırlı bir şekilde yani 2-3 karakterin etrafında ilerliyor. Bence en vurucu kısım ikinci bölümdü. Savaşın acımasızlığı çok iyi anlatılmıştı. Bir hatanının, bir yanlış anlaşılmanın kişi üzerindeki ve kişiden dolaylı olarak çevreye yayılımı çok iyi anlatılmış. Yazım dili sade iken bir o kadar da dolu dolu. Yazardan daha önce kitap okumuştum ama bu kitap sanırım 2025’te okuduğum en iyi kitaplar arasına girer. İlk bölümler biraz sakin veya sıkıcı gelebilir bazı okurlara ama tavsiyem devam etmeniz. Kitap ilk 50 sayfadan sonra çok sürükleyici ve merak unsurunu hep hissettiriyor. Daha çok insan psikolojisi üzerine düşen Kefaret, benim çok sevdiğim bir yazar olan Ingeborg Bachmann’ın yıkım edebiyatı olarak nitelendirdiği II. Dünya Savaşı sonrası bir iç çöküşün romanı. Tek eleştirim sanırım üç ana bölüm arası geçişlerin bir anda olmasıydı. Birinci bölüm bittikten sonra yaşanan o olayın yaşayan kişi tarafından daha detaylı anlatılmasını isterdim. Öneririm. Hatta yazara başlamak için en iyi romanlardan biri. Diğer bir başlangıç önerisi ise #k:87630. Çevirmen Püren Hanım ise çok iyi bir iş çıkarmış. Metin aktı gitti. Tam kararındaydı.
Edebiyat
KefaretIan McEwan · Yapı Kredi Yayınları · 20201,314 okunma

Yazar Hakkında

Ian McEwanYazar · 21 kitap
İngiltere’nin Aldershot kasabasında doğan McEwan çocukluğunun büyük bir kısmını subay olan İskoç babası David McEwan’ın atandığı Doğu Asya, Almanya ve Kuzey Afrika’da geçirdi. Woolverstone Hall School, University of Sussex ve University of East Anglia’da öğrenip gören yazar, Malcolm Bradbury’nin öncülük ettiği “Yaratıcı Yazarlık Kursu”nun ilk mezunlarından biri oldu. İki kere evlenen McEwan’ın ikinci eşi olan Annalena McAfee The Guardian’ın eleştiri bölümünün eski editörlerindendir. 1999 yılında ilk eşi olan Penny Allen vesayeti tıpkı 15 yaşındaki abisi gibi babaları McEwan’a verilen 13 yaşındaki küçük oğulları ile birlikte kaçtı. 2004’ün Mart ve Nisan aylarında - Britanya Devleti, yazarı Amerika’nın First Lady’si Laura Bush’la yemek yemeye davet ettikten hemen sonra - McEwan’ın Amerika Birleşik Devletleri’ne girişi uygun vizeye sahip olmadığı için reddedildi. Britanya basınında yapılan yayınların arkasından McEwan Birleşik Devletler’e “Sizi hala kabul etmek istemiyoruz ama dışarıda olmanız pek çok uygunsuz yayına sebep oluyor” açıklaması ile kabul edildi. Daha sonra Birleşik Devletler kendisine bir özür mektubu yolladı. Royal Society of Literature, Royal Society of Arts, American Academy of Arts and Science McEwan’ın üye olduğu bazı gruplardır. 1999 yılında Hamburg’da Alfred Toepher Vakfı tarafından Shakespeare Ödülü’ne layık görüldü. Ayrıca British Humanist Association’ın seçkin destekçilerinden olan McEwan 2000 senesinde İngiliz Şövalyelik Ödülü ile ödüllendirildi. Ian McEwan, 2002 yılında II. Dünya Savaşı sırasında başka bir aileye evlat olarak verilen bir erkek kardeşe sahip olduğunu öğrendi ve bu hikâye 2007 yılında kamuoyu tarafından duyuldu. McEwan’dan 6 yaş büyük olan ve aynı anne babaya sahip olan duvar ustası David Sharpe, McEwan’ın ebeveynlerinin evlenmeden önce yaşadıkları yasak aşkın meyvesi olarak dünyaya geldi. McEwan’ın annesi aşığıyla ilk kocası savaşta öldükten sonra evlenebildi. Ian ise bu nikahtan birkaç sene sonra dünyaya geldi. McEwan’ın yayınlanan ilk eseri 1976 yılında Somerset Maugham Ödülü’nü kazandığı kısa hikâyelerinden oluşan İlk Aşk, Son Törenler (First Love, Last Rites, 1975) isimli kitabıdır. Bu kitabı iki ilk roman sayılabilecek The Cement Garden (1978) ve Yabancı Kucak (The Comfort of Strangers, 1981) isimli eserler takip etti. Bu iki roman McEwan’ın edebiyat dünyasında “Ian Macabre” olarak anılmasına sebep oldu. 1997’den yayınlanan ve erotomani hastalığına yakalanmış bir insanı konu alan Sonsuz Aşk (Enduring Love) isimli romanı Man Booker Ödülü aday listesinde yer alamamasına rağmen pekçokları tarafından bir başyapıt olarak nitelendirildi. McEwan Booker Ödülü’nü 1998 yılında Amsterdam’da Düello (Amsterdam) isimli romanı ile aldı. Bir sonraki romanı Kefaret (Atonoment, 2002) de çok büyük beğeni kazandı. Time Dergisi eseri 2002 yılının en iyi romanı ilan etti ve roman Booker Ödülü aday listesine girdi. 2005 yılında yayınlanan romanı Cumartesi’de (Saturday, 2005) başarılı bir beyin cerrahının bir cumartesi günü yaşadıklarını işledi. Romanın ana karakteri olan Cerrah Henry Perowne’un evi Londra’nın merkezinde ünlü bir meydandadır. McEwan da Oxford’dan Londra’ya geri taşındıktan sonra aynı meydanda bulunan evinde yaşamaktadır. “Cumartesi” James Tait Black Memorial Prize ile ödüllendirildi. An itibarı ile son kitabı olan On Chesil Beach, 2007 senesinde çıktı ve aynı sene Booker Ödülü adaylarından biri oldu. McEwan ayrıca pek çok film senaryosuna, bir adet sahnelenmiş oyuna ve bir oratoryaya imzasını atmıştır. 2007 Ağustos’unda “For You” isimli operanın metinlerini yazmaya başlayan McEwan’ın bu eseri Michael Berkeley tarafından bestelenecek ve 2008 yılı içinde icra edilecektir.2006 yılı sonunda, McEwan’ın büyük beğeni kazanan romanı Kefaret’i Lucilla Andrews’ın otobiyografisi “No Time for Romance”’den yaptığı intihalle yazdığı iddia edildi. Yazar masumiyetini The Guardian’da savundu, Andrews’un çalışmasından Kefaret’i yazdıktan sonra haberi olduğunu söyledi. McEwan, Amerikalı büyük yazar Thomas Pynchon’ın da içinde bulunduğu pek çok önemli yazar tarafından da savunuldu. İlk romanı The Cement Garden’ın orijinalliği hakkında da yorumlar yapılan McEwan’ı son olarak Claire Henderson-Davis “On Chesil Beach”’de annesinin ismini kullanıp ebeveynlerinin hayat öykülerini anlatmakla suçladı. McEwan bütün bu suçlamaları da reddetmektedir.