Umberto Eco’nun dünyaca ünlü eseri Gülün Adı üzerine çok şey söylendi, çokça övüldü. Ancak kitabın o ağır ve ağdalı yapısının altına indiğinizde, karşınıza çıkan manzara göründüğü kadar değerli olmayabilir. Kitabı bitirmeye çalışan bir okur olarak ulaştığım sonuç şudur: Bu kitap, polisiye kurgu maskesi takmış, devasa bir fikir balonudur. Romanın ilk 100 sayfasındaki o boğucu anlatım, yazarın okuyucuyu sınadığı bir baraj gibi. Eco, polisiye kurguyu sadece bir ambalaj olarak kullanmış. Eğer sadece bir cinayet gizemi bekliyorsanız, yazar sizi yüzlerce sayfalık mezhep tartışmalarına ve kilise hukukuna hapsederek resmen kandırıyor. Polisiye unsurlar, bu yorucu tarih dersini okutmak için kullanılan ucuz bir bahaneden öteye gidemiyor. Kitapta din, manevi bir derinlikten ziyade bir siyasi iktidar aracı ve çatışma alanı olarak işlenmiş. Alt metinde gerçek bir inanç sorgulaması yok, sadece bir fikir ayrılığı ve otorite kavgası var. İnanç dünyasına uzak bir bakış açısıyla yazılmış bu yapı, dini sadece uçuk karakterler ve manastır kurgusuyla örterek sunmaya çalışıyor. Aristoteles’in kayıp kitabı ve gülmek üzerine dönen o meşhur felsefi kavga, kurguya hizmet eden organik bir parça değil, sadece bir dekor. Zehirli kitap fikri ilk bakışta zekice gelse de, aslında yazarın kendi bilgi birikimini sergilemek için kullandığı bir başka süs unsuru. Katili daha ilk sayfalarda tahmin edebiliyor olmanız da polisiye kurgunun ne kadar zayıf olduğunun bir kanıtı. Bu kitabın bir başyapıt olarak dayatılması, biraz da popüler kültürün ve entelektüel görünme çabasının bir sonucu. İnsanlar, bu aşırı yorucu ve yer yer saçma denilebilecek kadar zorlama kitabı okuyarak değerli bir iş yaptıkları yanılsamasına düşüyorlar. Oysa gerçek bir edebiyat okuru için kurgudan bu kadar uzaklaşan, samimiyetten yoksun bir yapıyı tamamlamak neredeyse imkansız.
Gülün Adı, Umberto Eco’nun muhtemelen tepki çekmemek adına fikirlerini bir manastır gizemiyle örttüğü, okuyucuyu polisiye vaadiyle oyaladığı bir akademik ego gösterisidir. Eğer bir romanın size bir ruh, bir duygu veya akıcı bir kurgu vermesini bekliyorsanız, bu kitap sadece zaman kaybı olacaktır.