Başta sıradan bir gençlik hikayesi gibi başlıyor tatil, arkadaşlık, biraz özgürlük hissi… Ama sayfalar ilerledikçe o masum atmosferin altından yavaş yavaş bir şeylerin çürüdüğünü fark ediyorsun. Ve işte o noktada kitap seni bırakmıyor. Okurken sürekli bir ikilemde kaldım. Kim doğru söylüyor? Kim rol yapıyor? Ve en önemlisi, gerçekten masum diye bir şey var mı? Hikayenin ilerleyişi klasik bir gizem kurgusundan farklı. Olaydan çok algılar üzerinden ilerliyor. Aynı olayın farklı kişiler tarafından nasıl bambaşka anlatılabildiğini görmek rahatsız edici ama bir o kadar da etkileyici. Özellikle mahkeme ve sorgu sahnelerinde gerilim sessiz ama yoğun bir şekilde hissediliyor. Hızlı okunan bir kitaptı. Bittiğinde de kendine şu soruyu soruyorsun
Gerçekten neye inanıyorum?