Harry Potter and the Half-Blood Prince benim için serinin en duygusal ve en karanlık bölümlerinden biri. Bu hikâyede Harry Potter’ın artık çocukluktan çıkıp gerçeklerle yüzleşmeye başladığını net bir şekilde hissediyorum.
Albus Dumbledore ile birlikte Lord Voldemort’un geçmişine yapılan yolculuklar bence hikâyenin en etkileyici kısmı. Aynı zamanda okulda yaşanan aşk, kıskançlık ve dostluk anları da bu karanlık atmosferin içinde güzel bir denge oluşturuyor.
“Melez Prens”in kim olduğunu öğrenme süreci ve sonunda yaşanan o büyük kayıp beni gerçekten çok etkilemişti. Bu bölüm bana göre, her şeyin artık geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini hissettiren, serinin en güçlü halkalarından biri. Harry Potter ve Melez PrensJ. K. Rowling