Puan vermedi·372 syf.····Okunma: 17 Nisan 2026 21:21 İçerik :
Platon'un Sokrates'i konuşturduğu bir kitap. Kitap Sokrates'in bir misafirlikte yaptığı diyaloglardan oluşuyor. Bu diyaloglarda; devlet nasıl olmalıdır ? , iyi nedir ? , doğru insan kime denir ? gibi konular ele alınıyor.
Bence felsefeye giriş için okunabilecek bir kitap, dili çok ağır değil ama yine de okurken kafa yormak gerekiyor. Bu kitapta felsefe nasıl yapılır onu gerçekten algılıyorsunuz. Farklı nesneler ile bağlantı kurarak soyut şeyler hakkında bilgi edinme sanatı bu kitapta ele alınıyor.
Doğru insan nedir sorusunu cevaplamaya çalışırken insan ve devleti aynı şey olarak görüyor Sokrates. Devleti parçalara ayırıp, doğru devleti bulabilirsem doğru insanı da bulmuş olurum düşüncesinde. Günümüzde devlet için ortaya attığı fikirler eleştirilsede bize çok iyi bir temel veriyor. Fikirlerine katılıp katılmamak önemli değil, önemli olan onun açısından bakabilmek.
Youtube da çok güzel incelemeleri var. Bu incelemeler direkt kitabı ders gibi işliyor. Eğer felsefeyle aranız yoksa bu incelemeler ile birlikte okumak daha kalıcı ve akıcı olacaktır.
Notlar :
Kurmak istediği devlette baştakiler halka yalan söyleyebilecekler. Özellikle din konusunda.
İnsanlar 3 çeşittir. Altın, gümüş ve tunç. İnsanlar annesi ve babasına göre altınsa altın, tunçsa tunç olabilir. İstisnai durumlarda Altından tunç, tunçtan da altın olduğu görülebilir. Onlar tespit edilip eğitimi şekillendirilecektir. Altın olanlar filozoflar(yani yöneticiler), gümüş olan bekçiler (polis ve askerler diyebiliriz), tunç olanlar ise halk(işçi sınıfı).
Eğitim olarak müzik, jimnastik ve matematik. Müzik konusunda öyle her notadan müzik çalışması yasak bu devlette. İyi hissettiren, insana yiğitlik ve erdem veren müzikler sadece çalınabilir.
Şiir konusunda da bu devlet çok hassas. Öyle her şiiri devletimizde barındıramayız diyor. İnsanı kötü yola sürükleyen, kötü amaçlar için heyecanlandıran şiirlerde yasak. Aslında iyi olmayan devleti bozma riski olan her şey yasak bu devlette.
Bekçiler(polisler ve askerler) konusunda da baya hassas. Örneğin maaşları sadece geçinebilecekleri kadar olacak. Paraya önem vermeyecekler. Bekçi erkekler ile bekçi kadınlar evlenecekler onlara bir ev tahsis edilecek.
Bizim devletimiz :
Günümüzde özellike bizim devletimiz için en büyük problem cezaları uygulamamamız. Bizim insanımızda "aman ne olacak canımm yapmış bir hata ", "Kimse uymuyor ki zaten kurallara" kafası olduğundan dolayı suç işlemeyen, kurallara uyan kişiler enayi durumuna düşmektedir. Örneğin basit bir yurt odasında bile yönetmeliğe aykırı davranışlar sergileyen insanlara , personel gördüğü halde müdahale etmiyor. Ya bu personelin yönetmelikten haberi yok (yüksek olasılıkla) ya da yukarıda belirttiğim cümleleri içinden geçiriyor. Bana kalırsa acilen bu sistem değiştirilmeli , cezaların arttırılması değil uygulanması, uygulamayanlara da gerekli cezanın uygulanması gerekiyor. Eğer biri yere çöp atıp ceza almıyorsa veya toplu taşımada yüksek sesle bir şeyler izleyip herhangi bir tepki almıyorsa bunun sorumlusu tamemen sisteme olan güvensizliktir. Ama hiç merak etmeyin illaki benim gibi düşünen insanlar bir gün gerekli makamlara gelecek. Ozaman daha mutlu ve huzurlu olacağız.
(Daha bir çok fikrim var bunları düzenleyip pdf halinde paylaşım yapmayı düşünüyorum.)
Ben beğendim fakat felsefe ve bilim kitaplarına prensip olarak puan vermiyorum.