Tolstoyun Anna Karenina eserindekinin aksine bizi romantiklikten uzak gerçekçi okudukça aşk dediğimiz duygunun bir ilizyon olduğunu bize anlatan anotomisini çikaran bir eser aile mutluluğu. Annesinin ölümünden sonra duygusal bir boşluk ve depreyona giren ana karakterimiz onlara bu donemde hayat enerjisi ve vasilik sorumluluğunu üstlenen sergey mihayliçe aşık olur sayfalarda aşkın o sıcak,tanrısal yanını okuruz günün sonunda çok romantik bir gece diyaloğu sonrası karakterlerimiz evlenme kararı alırlar ama ana karakterimizin sosyeteye girme isteği kocasının zaten ona karşı şüpheli hislerini kuvvetlendirerek aralarındaki genç aşk iplerini tamamen koparır sergey mihayliç 2 kere kitapta "ben yaşlıyım sense gençsin" edebiyatı çekerek bence karakterimize verebileceği sevgi ve alakayı verme emek ve cesaretine girmiyor giremiyor karakterimiz ne kadar arada hatalara düşse de ondan hiçbir biçimde sevgisini esirgemiyor açıkçası ve yaptıklarından da pişman oluyor(yaw tamam yaptıkları da çok abartı değil açikçası) günün sonunda ise karakterimiz kocasının kendisine karşı olan aşkını yitirdiğini anlıyor ama oğlu için bu sahte dünyaya ve evlilik hayatına devam mecburiyetine düşüyor ve aklımıza şu soruyu geliyor yaw evlilik gercekten aşkı öldüruyor ve ebevyenler de çocuklarından aldıkları enerji ve aman çocuğum sahipsiz kalmasın içgüdüsüyle mi bu sahte ilişkiye devam ediyor?lan olum bak şöyle düşünmek lazım zaten bu lanet dünyaya 1 kez geliyoruz insanlar şerefsiz ve çok kısıtlı yaşıyoruz ve ömrümuzün çoğunluğu sacma şeylere gidiyor sırf toplum baskı yapıyor diye o zaman niye bu kadar yıpratıcı bir ilişki sarmalındayız ve günlerimiz kendimizi uyuşturarak "aman tadımız kaçmasın"mentalitesiyle geçiyor boşan gitsin ama burada da şöyle bir sorunsal var biz ne kadar açık yürekli ve sözlü olursak olalım karşımızdaki insanlar bu kadar açık sözlü ve şerefli insanlar mı işte burada da inceldiği yerden kopsun demek "bence" en azından vicdanı rahatlatıyor.Dediğim gibi anna karenina eserinin zıttında reel bir aşk hikayesi
Aile MutluluğuLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20206,7bin okunma