Ne zaman dönsem kendime, aynı yerde buluyorum seni. Ne okusam sana benziyor.
Tevafuklar birleşip seni getiriyor karşıma, sanki hayat ısrarla aynı cümleyi tekrar ediyor. Rüyalarım senden ibaret son birkaç aydır. Yüreğimin yükü ne yapsam hafiflemiyor. Ne yapmalıyım, nasıl dindirmeliyim bu ağrıyı? Gitmeyi düşünmüştüm bu şehirden biliyorsun, ama artık o da mümkün değil...seni başka kollarda görmek bile vazgeçirmiyor bu yüreği. Çok acı, ben gibi değil olduğum bu hâl. Niye vazgeçemiyorum? Çok yorgunum.
Yüreğimden yanıma taştığını, onca kırgınlığa rağmen yine de ellerimi tutup rüyalarımda bana sarılan o hâlini… Koklayıp seni, bağrıma bastığımı nasıl anlatayım ki sana? Ne iyi gelir, hangi hekimdedir şifası bu gönül yorgunluğunun?
Belki bir gün, bedenim “Âdem’den” denilen toprağa döndüğünde…o zaman isminle dolu içim de susar. Yüreğim vuslata doyar. Belki ancak o zaman hafiflerim.
-A