“Nasıl yapılır?
İnsan kendi çocukluğuyla konuşup aslında kim olduğunu ona nasıl anlatır?
İnsan nasıl ben, senim der?” s.181
Kitabın özeti bu cümlelerdir sanıyorum. Bir Tarih Öğretmeni olan Vidar’ın çocukluğuna gidiyoruz distopik ve ütopik bir kurguyla. Olaylar dehşetengiz akıcı, çözümlemek için elinizden bırakamıyorsunuz. Anlatım zaten klasik Schulman akıcılığında, yanıltmıyor. Yine kendimizden mutlaka bir şeyler buluyoruz, bulduruyor. E tabi yine sonunda ağlatıyor..
Malma İstasyonu ‘ndan sonra okuduğum 2. ve en yeni Alex Schulman kitabı beni asla yanıltmadı. Sanırım yazar ne yazsa alıp okurum bundan sonra. Eğer geçmişinizle bir takım hesaplaşmalarınız varsa (hangimizin yok ki!) bu kitap sizi derinden etkileyebilir. Tavsiyedir efenim ;)