Stephen King’in drama alanında yazdığı 3 farklı hikaye…
Mesaj kaygısı içeren kitaplar biraz hoşnutsuzluk yaratır bende. Yazar kendi tarzıyla bir hikaye koyar ortaya, çıkarımlar ise her okuyucuda farklılık gösterir. Öyle ki bu çıkarımlar, hikaye ve yazarın çok ötesine geçerek, belki yazarın bile yazarken hayal etmediği bir dünya yaratır benliklerde. İşte başarı da bu noktada gelir zaten. Yani; her okur aynı şeyi anlamak zorunda değildir.
İşte ilk hikayede tam da bunu hissettim. Siz anlamadıysanız durun ben size anlatayım şeklinde bir mesaj kaygısı olmuş sanki. Durağan, kimi zaman hadi toparlansın konu artık diye düşünürken, hızlıca, sanki acemice yazılmış bir finalle hikaye sonlanmış.
İkinci hikaye zaten herkesin bildiği, filmi yapılmış ve beğeni toplamış bir yapıt. Ama filmi izleyip, sonunu bildiğim için çok çarpıcı olmadı benim için.
Üçüncü hikayenin ise anlatım dilini çok güçlü buldum.
Ezcümle, bu kitapla farklı bir Stephen King karşımızda!