İnsanın en savunmasız, en samimi ve en dürüst anının "secde" olduğu gerçeğini kalbinize dokunan bir dille hatırlatıyor. Kitap, ağlamayı bir zayıflık değil, katılaşmış kalplerin şifası ve bir arınma yöntemi olarak sunuyor.
Dünyevi dertlerin ağırlığı altında ezilen ruhlar için bir nefes durağı niteliğinde. Yazarın üslubu o kadar içten ki, okurken kendinizi bir hesaplaşmanın içinde buluyorsunuz. Maneviyatın sadece şekillerden ibaret olmadığını, asıl meselenin o kalp sızısını hissedebilmek olduğunu hatırlatan, sarsıcı ve bir o kadar da huzur veren bir eser.