Kruşçev'in konuşmasının en korkutucu kısmı, Stalinist terörün partinin üst katmanlarındaki etkisi hakkındaydı. Delegeler Merkez Komite üyelerinin yüzde 70'inin (139'da 98) Büyük Temizlikler'in kurbanı olduğunu öğrendiğinde ne-"Kolektif Liderlik" ten Kruşçev' e nefeslerini tuttular. Daha yakın geçmişte "eğer Stalin birkaç ay daha dümende kalmış olsaydı yoldaş Molotov ile Mikoyan'ın bu kongrede bir daha konuşma yapamayacak olduklarını" söylediğinde bir kez daha şoka uğradılar. Kruşçev kolektivizasyonun "aşırılıklarını" (kolektivizasyonun kendisini olmasa da), 1937'de askeri yüksek komutanın yok edilmesini, Stalin'in savaş esnasındaki "hatalarını" (özelikle de Kruşçev'in cumhuriyet parti sekreteri olarak kendisiyle çatışmış olduğu Ukrayna'yı ilgilendirenler), Çeçenler ve Kırım Tatarları gibi küçük ulusların savaş zamanında tehcir edilmesini, Leningrad Olayı'nı ve Stalin'in son yıllarının antisemitizm seferberliğini eleştirdi. Sergei Kirov suikastinin ardında Stalin'in olabileceğini bile ima etti.
Kruşçev'in konuşması Batı'da "Gizli Konuşma" olarak adlandırılmıştı ve bunu Batı' dan saklamak için gerçekten de nafile bir çabaya girişilmişti (konuşmayı sızdıran Polonualı delegeler ve tüm dünyaya yayan CIA ile boşa çıkartılan bir çaba). Ancak tüm ülkede düzenlenen parti mitinglerinde (parti üyesi olmayanlara da açıklardı) eksiksiz olarak okunfuğundan ülke içerisinde asla bir sır olmamıştı.