Gönderi

Oyuncak Tamirhanesi
Puan vermedi·216 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
Bireyi değil, doğrudan toplumu hedef alıyor. Yani mesele “ben ne hissediyorum”dan çok “biz neye dönüştük?” sorusu. Kitabı okurken en çok hoşuma giden şey de buydu zaten; sürekli bir toplumsal teşhis hali var. İnsanların dış görünüşe, statüye, vitrine bu kadar odaklanmasını öyle güzel deşifre ediyor ki, ister istemez “evet ya, gerçekten böyle” diyorsun. Özellikle modern hayatın getirdiği o yapaylık meselesini baya sert ele alıyor. Herkesin bir rolü var, herkes bir şeymiş gibi davranıyor ama içi boş. Giyim, estetik, dış görünüş… hepsi geçici ve aslında ölüm gerçeğinin yanında tamamen anlamsız kalıyor.Yazar bunu öyle sakin sakin değil, baya yüzüne çarpar gibi anlatıyor. O yüzden okurken bir noktada bu eleştirinin ne kadar yerinde olduğunu daha net görüyorsun. Yazarın yıllar önce yazıp bugünü bu kadar iyi yakalaması da ayrı bir etkileyici tarafı. Bir de işin sosyolojik ve psikolojik tarafı çok güçlü. Toplumu sadece yüzeyden eleştirmiyor; insanların davranışlarını, yüz ifadelerini, ilişkilerini inceleyerek alttaki boşluğu gösteriyor. Üstüne bir de dini pekiştireçler ekleyince bu eleştiri daha sağlam bir yere oturuyor. Yani sadece “yanlış bu” demiyor, aynı zamanda “doğru ne olabilir” hissini de veriyor. O yüzden kitap bence en çok şu yüzden etkileyici: toplumu eleştirirken abartmıyor, direkt gerçeği söylüyor ve o gerçek zaten yeterince çarpıcı.Ve en önemlisi ben eskiyi özlediğimi biliyordum bana ait olanların yerine yenisini koymak yerine benim olanın benle yaşanmışlığı olanın daha anlamlı olduğunu hissediyordum kitap da bunu bende perçinledi.Ayrıca kırık dökük yanlarınızın veya eşyalarınızın veya toplumun tamircisinin yine bizler olduğunu hatırlattı.Mutlaka okuyunnn ve okutturun arkadaşlar keyifli okumalar diliyorum.
Duygu ve Düşünce
Oyuncak TamirhanesiMetin Karabaşoğlu · İz Yayıncılık · 20181,085 okunma
·
29 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.