8/10
·624 syf.··
2026 25. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 21:49
Başkarakterimiz, İspanyanın cumhuriyetçileri ile milliyetçileri arasında gerçekleşen iç savaşta kendisine verilen görevi yerine getirmek amacıyla cumhuriyet yanlısı gerilla çetelerinin yanına katılan bir ıngles. O, dağlarda geçirdiği dört gün boyunca yaşadıklarından ve yaşayamadıklarından edindiği deneyimler ile idealleri uğruna ölmenin onurlu bir davranış olduğunu defalarca kendine yineler. Onu dinlerken yaşamı gözümüzde büyütmeden edemeyiz. Hemingway’in o kendine has stilini seviyorum. O farklı dünyalar yaratmaktan bağışık kendine has dünyasında farklı hikayeler çıkartabiliyor. O benim dilimden anlıyor. Onu okumak benim için bu yüzden zevkli. Savaşta eksikliği halinde başarısızlığın kaçınılmaz olduğu tek şey cesaret olsa gerek. Yüreğine çöreklenen korku dumanının aklı kör etmesine rağmen nereden geldiği bilinmeyen fakat vücudu derinden titreterek devam etme gücü veren cesaret. Kesinlikle nereden geldiği bilinmez. Bunu, karakterlerin hepsini tanıdıkça daha iyi kavrıyoruz. Savaş ise kabul edilir şey değil. Fakat onurlu yaşamak için savaşmak gerek. Yaşamın tek başına onurlandırılamayacağı anlar vardır. İşte bu yüzden aynı Meryem’den yardım dilenirken silahlar ateşlenir. Tanrı kardeşler arasına kalmıştır. Savaşta öldürmenin zorlukları da olmuştur. Yazar, savaşın yalnızca ölümlerden arta kalan bir sessizlik olmadığının farkında. Savaşırken yas tutamamanın, sürekli tetikte olmanın ve öleceğini bile bile savaşma yürekliliğinin kişiye yüklemiş olduğu ruh hali savaşın en görünmez fakat kalıcı ve gerçek olan yanı. Karakterimiz ise tüm bunlardan bağışık değil. O, dünyadaki varlığını inkar ettiği aşkı savaş meydanında bulabilmiş biri. Savaşta böyle şeyler olur diyerek ölmeye ve savaşmaya devam etmek şüphesiz ölümü daha öncesinde tatmış birinin söyleyebileceği bir söz. Bu sözü kitabın içerisinde pek çok kez duyuyoruz.
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.