Puan vermedi·216 syf.····Okunma: 19 Nisan 2026 16:30 Roman, gece vakti bir kuyuda bulunan kesik bir baş ile açılıyor. Hüseyin Rahmi'nin ustalığı tam da burada başlar: Kan dondurucu, vahşice işlenmiş bir cinayet sahnesini anlatırken bile araya sokak ağzını, sıradan insanların o anki absürt, korku dolu ama bir o kadar da komik tepkilerini ekler. Aslında bu, hayatın ta kendisidir; en büyük trajedilerin ortasında bile insanın o tuhaf, bencil veya gülünç halleri devam eder. Eser, 1920'lerin İstanbul'unda, özellikle Pera civarındaki kozmopolit, hareketli ama bir o kadar da yozlaşmış yaşamı gözler önüne serer. O dönemin sokaklarını, at arabalarını, farklı kültürlerin bir arada yaşayışını okurken, adeta tarihi bir İstanbul polisiyesinin içinde yürüyormuşsunuz hissine kapılırsınız.
Kesik Baş, dönemin toplumsal eşitsizliklerini ve insanın kendi içindeki karanlık dehlizleri polisiye bir kurguyla, üstelik kara mizahı da elden bırakmadan anlatan bir eser. Hem sokakların nabzını tutan tarihi atmosferiyle hem de suçlunun vicdanına inen evrensel ağırlığıyla okuru yakalamayı başarıyor.