Puan vermedi·280 syf.····Okunma: 12 Nisan 2026 00:01 Nisan ayına Damon Galgut’un 2021 Booker ödüllü romanı Vaat ile başladım. Kitabın başında yazarın anlatım şekli beni şimdi kim konuşuyor, bunu kim diyor, şeklinde sorulara boğdu ve bir noktadan sonra yeniden başlama ihtiyacı duydum. İyi ki de öyle yapmışım, böylelikle yazarın o akışkan anlatımı bende tam olarak oturdu ve takip noktasında da zorlanmadığım, keyifli bir okuma oldu benim için.
Hikayeye gelecek olursak, roman çiftlikte yaşayan ailemizin annesinin ölmeden hemen önce, birlikte büyüdüğü emektar siyahi yardımcıları Salome’ye bir ev bırakma vaadiyle açılıyor. Bu söze, o sırada kapı aralığından anne ve babasını dinleyen küçük Amor tanıklık ediyor ve bu vaat, Amor için bir ömür boyu sürecek sarsılmaz bir ödeve dönüşüyor.
Yazar romanını her bölüm bir aile bireyinin cenazesine odaklanacak şekilde yapılandırmış. Bu bölümler arası yaklaşık 10 yıllık dönemler olacak şekilde düzenlenmiş ve arada karakterlerin neler yaptığını ise ilgili bölümün açıldığı kısımdan ancak anlayabiliyoruz.
Amor, her ölümle birlikte çiftliğe geri dönüp vaadi yerine getirmeye çalışsa da, karakterleri yakından tanıdıkça kendi hayatlarıyla meşguliyetlerinin bu vicdani sorumluluğu nasıl gölgelediğini görüyoruz.
Kitabın arka planında Güney Afrika’nın siyasi ve sosyal dönüşümüne, o coğrafyadaki farklı dini inanış kültürlerine, özellikle Nelson Mandela dönemi ile değişen hukuki ve siyasi yapıya ve tüm bunların yanında Güney Afrika'nın dünyaya açılmasına şahit oluyoruz. Bu tarihsel süreç kitapta, aile içindeki o tutulmayan sözün yarattığı gerilimle ve aile bireylerin kendi hayatlarındaki açmazlarla mükemmel bir şekilde harmanlanmış.
Farklı karakter oluşumları ve dönemin ruhunu yansıtan atmosferiyle benim için oldukça doyurucu bir okumaydı. İlgi duyup okumak isteyen herkese şimdiden iyi okumalar dilerim.