8/10
·224 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 19 Nisan 2026 20:09
Yaklaşık 5 yıllık aradan sonra İskender Pala orucumu bozdum. Bunda kitabın kendisi kadar çok sevdiğim yazar Tarık Tufan'ın da kitabın üslubuna katkısının payı olmuş. Romanlarında tarihi konuları işlerken edebiyatı çok ihmal ediyor diye eleştirip okumayı bırakmıştım. Ne yalan söyleyeyim, bu kitapta kıvamı tutturmuş,zevkle okudum. Soygun, 1800'lü yılları, 2.Mahmut dönemindeki bir hırsızlık vak'asını anlatıyor. Ülkenin o dönemki sadrazamı padişahın mahreminde olan Kaşıkçı Elması'nı çaldırmak için ülkenin en maharetli ve namlı hırsızlarıyla bir plân yapar. Hırsız şebekesi 5 kişidir ve bir haftalık süre verilmiştir kendilerine. Roman o hırsızlık vak'asının önceki günleri ve hırsızlık sonrasını anlatıyor. Hırsızların hayatı,suç dünyası, hırsızlığın psikolojisi ve felsefesini derinlemesine işlemiş. Hırsızları anlatırken dönemin tarihi, siyasi ve sosyokültürel olaylarına da değiniyor. Ülkenin değişime çok ihtiyaç duyduğu, kabuğunu kırmaya çalıştığı zor zamanlar... Kimi kesimlerin gâvur padişah diyecek kadar aşırı yorumladığı zamanlar. Hırsızlardan ikisi Zahid ve Dilber'in aşkları da olaya daha bir heyecan ve renk katıyor. Hem hırsızlık olayı hem hırsızların aşkları hem de ülkenin zor zamanları bir araya gelince heyecan ve gerilim bir an durmuyordu. Romanın sürpriz finali de çok iyiydi, okuyanlar görecektir. O dönemin diliyle yazılmış olması da romanın edebi lezzetini arttırmış. Tarih, polisiye ve aşkla harmanlanmış, akıcı bir dili olan romanı herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,507 okunma
·
208 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.