İrlanda kırsalında geçen bu hikâye, kalabalık ve yoksul bir ailede büyüyen küçük bir kızın, geçici olarak başka bir aileye “emanet” edilmesini anlatır.
Kinsella çiftliğinde ilk kez sevgiyle, güvenle ve ait olma duygusuyla tanışır. Daha önce hiç hissetmediği şefkati orada bulur. Çünkü yuva, insanın kendini huzurlu ve değerli hissettiği yerdir…
Bir tarafta ilgisizlik ve yokluk, diğer tarafta kayıp yaşamış ama sevgisini paylaşmayı bilen bir aile. Küçük bir kızın gözünden; anne duygusu, baba sıcaklığı, sessizlik, alışmak, sırlar ve içten içe büyüyen bir eksiklik…
Hikâyenin merkezinde aslında bir “eksiklik” var:
Kalabalık içinde fark edilmeyen, sevgiye aç bir çocuk.
Ve en sarsıcı olanı…
Tam her şey yoluna girmiş gibi hissedilirken, o mutluluğun geçici olması.
"Tanrı yardımcın olsun çocuk. Benim evladım olsaydın seni asla yabancı bir evde bir başına bırakmazdım."
Emanet Çocuk
Kısa ama etkisi uzun süren, derin ve hüzünlü bir hikâye.